Son Dakika Gelişmeleri
--:--:--

15 Temmuz’un 10. yılında KESK üyesi KHK’lılardan “adalet” çağrısı: Hala bir umut ve beklenti içindeyiz

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen 125 bin kişi arasında yer alan 2 bin 180 KESK üyesi adalet taleplerini bir kez daha dile getirdi. Bu kişiler arasında bulunan Nihat Kılınçalp, “10 yılın ardından hâlâ bir umut ve beklenti içindeyiz. Bu yanlışlıktan geri dönülmesini bekliyoruz. İnsanların mesleklerine dönmesini, hayatın içine yeniden girmesinin bir şekilde sağlanmasını, en azından yeniden bir değerlendirme yapılmasını bekliyoruz” dedi. 

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
15 Temmuz’un 10. yılında KESK üyesi KHK’lılardan “adalet” çağrısı: Hala bir umut ve beklenti içindeyiz

Haber: Kadir DEVİR / Kamera: Dursun ALKAYA

(ANKARA) – 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen 125 bin kişi arasında yer alan 2 bin 180 KESK üyesi adalet taleplerini bir kez daha dile getirdi. Bu kişiler arasında bulunan Nihat Kılınçalp, “10 yılın ardından hâlâ bir umut ve beklenti içindeyiz. Bu yanlışlıktan geri dönülmesini bekliyoruz. İnsanların mesleklerine dönmesini, hayatın içine yeniden girmesinin bir şekilde sağlanmasını, en azından yeniden bir değerlendirme yapılmasını bekliyoruz” dedi. 

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK’larla kamu görevinden ihraç edilen binlerce kamu emekçisi arasında Nihat Kılınçalp, Deniz Topkan, Evrim Özdemir ve Ahmet Karagöz de bulunuyordu. 

İhraç edilen KESK üyeleri, FETÖ ile herhangi bir bağlantılarının bulunmadığını belirterek, görevlerine iade edilmeyi ve adaletin sağlanmasını beklediklerini dile getirdi.

“BİR GÜNDE HER ŞEY ALINDI” 

Öğretmenlikten ihraç edilen Nihat Kılınçalp, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, 29 Ekim 2016’da yayımlanan 675 sayılı KHK ile ihraç edildiğini Cumhuriyet Bayramı sırasında öğrendiğini söyledi. Kararın ardından arkadaşlarıyla durumu değerlendirdiklerini, ailesine ise haberi hemen veremediğini belirten Kılınçalp, sürecin değişeceğine dair beklentileri olduğunu anlattı.

Kılınçalp, sendikacılık yaptıklarını ve kararnameyle birçok arkadaşının ihraç edildiğini söyledi. Görevde oldukları süreçte FETÖ/PDY mensuplarının kendileri hakkında, FETÖ yapılanmasına karşı eylem, etkinlik ve söylemler geliştirdikleri için soruşturmalar açtıklarını aktaran Kılınçalp, “Fethullahçıların devlet içinde örgütlendiğini, bunun devlete zarar vereceğini, yapılan çalışmaların tehlikeli olduğunu her mecrada dile getirdik. Bundan dolayı idareciler tarafından bize soruşturmalar açılmıştı. Ama bunun bir ihraç gerekçesi olabileceğini beklemiyorduk” dedi.

Ailesine ihraç edildiğini bildirdikten sonra, eşinin ve kızının gözlerinin dolduğunu dile getiren Kılıçalp, “Benim güçlü duruşum onlara biraz moral oldu ama ben de güçlü durmaya çalışıyordum. Çünkü 20 yıllık bir emek vardı. Bir günde her şey böyle elinden alındı. Sosyal hayatın, iş hayatın, çevrem öğretmendi. Büyük bir boşlukta kendimi hissettim.” dedi. 

“BU YANLIŞLIKTAN GERİ DÖNÜLMESİNİ BEKLİYORUZ”

Kılınçalp, görevden alınmasının ardından yaşadığı zorlukları anlattı. Eşyalarını almak için gittiği okulda bazı meslektaşlarının kendisini görünce korkarak sınıflara kaçtığını belirten Kılınçalp, özel sektörde iş bulma imkanlarının da kaybolduğunu söyledi.

İhraç sürecinin birçok kişi için ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Kılınçalp, hastalık, yaşamını yitirenler ve yurt dışına çıkmak zorunda kalanlarla birlikte bunun toplumsal bir yıkıma dönüştüğünü dile getirdi. Mesleğinden 10 yıldır uzak kaldığını belirten Kılınçalp, öğrencilerinden gelen mesajların kendisi için önemli bir umut kaynağı olduğunu söyledi.

Kılınçalp, ihraç edilenlerin mesleklerine dönmesi ve itibarlarının yeniden sağlanması için yeniden değerlendirme yapılmasını isteyerek, şunları söyledi:

“Bu 10 yılın ardından hâlâ bir umut ve beklenti içindeyiz. Bu yanlışlıktan geri dönülmesini bekliyoruz. İnsanların mesleklerine dönmesini, hayatın içine yeniden girmesinin bir şekilde sağlanmasını, en azından yeniden bir değerlendirme yapılmasını bekliyoruz. Hiçbir şey için geç kalınmış değil. Bundan sonraki süreçte bizlerin mesleğimize tekrar dönmemiz, itibarımızın tekrar verilmesi gerekiyor. Çünkü bir itibarsızlaştırma süreci yaşadık.”

“KENDİNDEN OLMAYAN HERKESİN İŞTEN ATILDIĞI BİR SÜRECİ BİRLİKTE YAŞADIK”

Eski sağlık memuru Deniz Topkan da Temmuz 2017’de 24 yıl 4 aydır görev yaptığı memuriyetten ihraç edildiğini belirtti. İhraç haberinin yeğeninin düğününde öğrendiğini aktaran Topkan, “15 Temmuz sonrası, ‘FETÖ ile mücadele ediyoruz’ cümlesi ile toplumun tüm kesimlerine yönelik baskı ve kendinden olmayan herkesin işten atıldığı bir süreci birlikte yaşadık” dedi.

Yıllarca verdikleri mücadelenin birilerinin keyfi isteğiyle son bulduğunu söyleyen Topkan, ekonomik zorluklar çektiğini ve 25 yıl görev yaptığı kuruma “misafir” gibi gitmenin burukluğa yol açtığını aktardı. 

KHK’lıların yaşadıkları sorunlarla ortaklaşa baş etmek durumunda kaldıklarını ifade eden Topkan, “Öldükten sonra görevine iade edilen onlarca arkadaşımız var. Burada en büyük sıkıntı, mahkemelerin hâlâ bir cevap vermemiş olması ya da neden işten atıldıklarıyla ilgili bir beyanda bulunmamış olmaları. 9 yıldır bekliyorum. Davam Danıştay’da. ‘Bizde oluşan kanaat üzerinden seni işten attık’ diyorlar. Hakkınızda herhangi bir hüküm olmasa da, açıklanmış bir mahkeme kararı bulunmasa da ‘kanaatimiz bu yöndedir’ deyip bu süreci devam ettiriyorlar” diye konuştu.

“KESK’LİLER MUHALİF KİMLİKLERİ NEDENİYLE MAĞDUR EDİLDİ”

Topkan, verilen mücadelenin temelinde maddi talepler değil, yaşanan haksızlıkların giderilmesi ve adaletin sağlanması olduğunu söyledi. İhraç süreçlerini eleştiren Topkan, ihraç edilen KESK’lilerin FETÖ ile bağlantısı olmadığını ve muhalif kimlikleri nedeniyle mağdur edildiklerini belirtti.

Hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan, herhangi bir suça veya darbe girişimine dahil olmayan tüm kamu çalışanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiğini ifade eden Topkan, devletin hukuk kuralları çerçevesinde hareket etmesi ve mağduriyet yaşayan kamu emekçilerinin geçmişe dönük haklarıyla birlikte görevlerine döndürülmesi çağrısında bulundu.

Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Kadın Sekreteriliği sırasında 675 sayılı KHK ile ihraç edilen Evrim Özdemir de 10 yılı aşkın süredir devam eden sürecin hâlâ hukuki aşamalarda sürdüğünü belirtti.

Özdemir, özellikle ihraç edilen kadınların iş bulma ve ekonomik bağımsızlık konusunda zorluk yaşadığını ifade ederek, Eğitim Sen ve KESK dayanışmasının mücadelelerinde önemli bir güç olduğunu söyledi.

“2 BİN 180 KESK’Lİ HALA İHRAÇ DURUMUNDA”

Kendisi de KHK ile ihraç edilen KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, ihraç sürecinin kendisi ve ailesi üzerindeki etkilerini anlattı.

İhraç kararını 29 Ekim 2016’da öğrendiğini belirten Karagöz, ailesinin yaşadığı zorluklara rağmen sendikal dayanışmanın kendilerini ayakta tuttuğunu söyledi.

EğitimSen ve KESK’in ihraç edilenlere hukuki, maddi ve manevi destek sunduğunu vurgulayan Karagöz, ihraç edilen kişi sayısının resmi rakamların üzerinde olduğunu ifade etti.

KESK’e bağlı sendikalardan 4 bin 259 kişinin ihraç edildiğini, hukuki mücadele sonucunda 2 bin 79 kişinin görevine döndüğünü, 2 bin 180 KESK’linin ise hâlâ ihraç durumda olduğunu bildiren Karagöz, ihraçların örgütlü mücadele nedeniyle gerçekleştiğini vurgulayarak, göreve iadeler için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Öte yandan KESK, KHK ile ihraç edilen üyelerinin görevlerine iadesi için yarın ve 18 Temmuz Cumartesi, Güvenpark’ta “İşimizi Geri İstiyoruz” eylemi düzenleyecek.    

Yorum Yap

Benzer Haberler
TBMM Adalet Komisyonu’nda Çocuk Koruma Kanunu teklifi görüşmeleri usul tartışmasıyla başladı
TBMM Adalet Komisyonu’nda Çocuk Koruma Kanunu teklifi görüşmeleri usul tartışmasıyla başladı
CHP Sözcüsü Sarı’dan Özgür Özel’e çağrı: “Madem arkanızda halk desteği var, gelin kongrelere katılın”
CHP Sözcüsü Sarı’dan Özgür Özel’e çağrı: “Madem arkanızda halk desteği var, gelin kongrelere katılın”
TBMM Dışişleri Komisyonu’nda Suriye ile sağlık protokolü ve Uluslararası Zeytinyağı Anlaşması kabul edildi
TBMM Dışişleri Komisyonu’nda Suriye ile sağlık protokolü ve Uluslararası Zeytinyağı Anlaşması kabul edildi
DEM Parti İmralı Heyeti’nden “çerçeve yasa” görüşmelerine ilişkin açıklama:  “Abdullah Öcalan’la en kısa zamanda görüşmeyi hedefliyoruz”
DEM Parti İmralı Heyeti’nden “çerçeve yasa” görüşmelerine ilişkin açıklama: “Abdullah Öcalan’la en kısa zamanda görüşmeyi hedefliyoruz”
Üsküdarlı Halvetî şeyhi Nalçacı Halil Efendi’ye ait ilahiler gün yüzüne çıkarıldı
Üsküdarlı Halvetî şeyhi Nalçacı Halil Efendi’ye ait ilahiler gün yüzüne çıkarıldı
Ankara Tabip Odası: E-sevk sistemi aile hekimlerine bir angarya daha yükleyecek
Ankara Tabip Odası: E-sevk sistemi aile hekimlerine bir angarya daha yükleyecek
Malatya İz, Haberin İzinde, Malatya'nın Nabzında
Malatya İz

Malatya İz, şehrin gündemini yakından takip eden, güncel ve güvenilir haberleri okuyucularına ulaştıran bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden önemli duyurulara, sosyal yaşamdan ekonomik gelişmelere kadar Malatya’ya dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak “Haberin İzinde, Malatya’nın Nabzında” olmayı amaçlar.

2026 Malatya İz © Tüm hakları saklıdır. Malatya İz