CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, TÜİK’in ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin, “İnsanların tezgahta yüzleştikleri enflasyon ile manşet enflasyon arasındaki fark artık hayatın kendisi haline geldi. Enflasyonun düşmesi fiyatların ucuzlaması demek değil. Fiyatlar hâlâ yüzde 30’un üzerinde bir hızla artıyor. Vatandaşın satın alma gücü her ay biraz daha eriyor” dedi.
(ANKARA) – CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, TÜİK’in ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin, “İnsanların tezgahta yüzleştikleri enflasyon ile manşet enflasyon arasındaki fark artık hayatın kendisi haline geldi. Enflasyonun düşmesi fiyatların ucuzlaması demek değil. Fiyatlar hâlâ yüzde 30’un üzerinde bir hızla artıyor. Vatandaşın satın alma gücü her ay biraz daha eriyor” dedi.
CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, ağustos ayı enflasyon verilerinin ekonomi programının başarısızlığını ortaya koyduğunu belirterek, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Üç yılı aşkın süredir amacı enflasyonu düşürmek olan bir program uygulanıyor. Sonuç yüzde 31,51 enflasyon. Faturası çok ağır ama enflasyon bir türlü düşmüyor. Şimşek programı herkesi canından bezdirdi. Vatandaşın enflasyonu manşet enflasyonunun üzerinde. Koca bir yaz geçti, insanlar ağız tadıyla meyve-sebze bile tüketemedi. Enflasyon 57 aydır yüzde 30’un üzerinde seyrediyor. Üç yıldır vatandaşa sabır ve fedakârlık telkin ediliyor. Faizler yükseltildi, kredi daraltıldı, iç talep baskılandı. Bütün bunların amacı enflasyonu düşürmekti. Üç yılın sonunda geldiğimiz yer yüzde 31,51. Bu program herkesi canından bezdirdi ama enflasyonu bir türlü bitiremedi.”
“TEMEL GIDALARDAKİ YILLIK FİYAT ARTIŞLARI YÜZDE 50’NİN ÜZERİNDE”
Gıda ve barınma maliyetlerine dikkat çeken Ateş, şunları kaydetti:
“Vatandaşın günlük hayatında hissettiği enflasyonun TÜİK’in manşet rakamından çok daha yüksek. Temel gıdalardaki yıllık fiyat artışları yüzde 50’nin üzerinde. Ağustos ayında gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışı yüzde 33,79; konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yıllık artışın yüzde 39,77’ye, ulaştırmada ise yüzde 35,08’e ulaştı.
“ENFLASYONUN DÜŞMESİ FİYATLARIN UCUZLAMASI DEMEK DEĞİL”
Vatandaşa yüzde 31,51 enflasyon deniliyor ama vatandaş markete gittiğinde yüzde 33,79 gıda enflasyonuyla karşılaşıyor. Kirada, faturada, ulaşımda çok daha yüksek artışlarla karşı karşıya. İnsanların tezgahta yüzleştikleri enflasyon ile manşet enflasyon arasındaki fark artık hayatın kendisi haline geldi. Enflasyonun düşmesi fiyatların ucuzlaması demek değil. Fiyatlar hâlâ yüzde 30’un üzerinde bir hızla artıyor. Vatandaşın satın alma gücü her ay biraz daha eriyor.”
“PROGRAMIN KENDİSİNİ SORGULAMANIN ZAMANI GELMİŞTİR”
Üretici fiyatlarında da ağustos ayında aylık yüzde 2,57 artış yaşanmasının gelecek dönem açısından önemli bir risk olduğunu kaydeden Ateş, “Sanayici kan ağlıyor. Kredi maliyetleri yüksek, iç talep zayıf, üretim maliyetleri artıyor. Sanayi üretimi geriliyor. Buna rağmen enflasyon yüzde 30’un üzerinde. Ekonomiyi soğuttular ama enflasyonu yeterince soğutamadılar. Bu kadar ağır faturaya rağmen sonuç nerede? Vatandaştan üç yıldır fedakârlık isteniyor. İşçiden, emekliden, esnaftan, çiftçiden, sanayiciden fedakârlık istendi. Faizler yükseltildi, kredi pahalılaştırıldı, talep daraltıldı. Enflasyonla mücadele etmek zorundayız. Ancak üretimi ve sanayiyi ezerek, vatandaşı yoksullaştırarak, krediye erişimi imkânsız hale getirerek sürdürülen bir programın toplumsal maliyeti giderek ağırlaşıyor. Üç yılın sonunda hâlâ yüzde 30’un üzerinde enflasyon varsa artık ‘sabredin’ demenin değil, programın kendisini sorgulamanın zamanı gelmiştir” dedi.
Malatya İz, şehrin gündemini yakından takip eden, güncel ve güvenilir haberleri okuyucularına ulaştıran bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden önemli duyurulara, sosyal yaşamdan ekonomik gelişmelere kadar Malatya’ya dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak “Haberin İzinde, Malatya’nın Nabzında” olmayı amaçlar.
Yorum Yap