TBMM’de CHP Grubu’na EMEP, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti heyetleri bayram ziyaretinde bulundu. EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, CHP’de yaşananlara ilişkin, “Bunu yalnızca CHP içi bir tartışma olarak göstermeye çalışanların, sarayın memleketi muhalefetsizleştirme operasyonu olduğunun üstüne örtme çabasını görüyoruz, gözlemliyoruz. Görüyoruz ki sadece gönlü, oyu, iradesi muhalefette olan halk kesimleri değil, Cumhur İttifakı’na oy vermiş işçi ve emekçilerde de bunun açık bir irade gasbı olduğuna ilişkin fikir çok net” ifadelerini kullandı.
(TBMM) – TBMM’de CHP Grubu’na EMEP, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti heyetleri bayram ziyaretinde bulundu. EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, CHP’de yaşananlara ilişkin, “Bunu yalnızca CHP içi bir tartışma olarak göstermeye çalışanların, sarayın memleketi muhalefetsizleştirme operasyonu olduğunun üstüne örtme çabasını görüyoruz, gözlemliyoruz. Görüyoruz ki sadece gönlü, oyu, iradesi muhalefette olan halk kesimleri değil, Cumhur İttifakı’na oy vermiş işçi ve emekçilerde de bunun açık bir irade gasbı olduğuna ilişkin fikir çok net” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel’in liderliğindeki CHP grubuna TBMM’de, EMEP, Gelecek ve Demokrat Parti heyetleri ziyaretlerde bulundu. Heyetleri, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan kabul etti.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir başkanlığındaki heyetin bayramını kutlayan Murat Emir, şöyle konuştu:
“Bayramlar güzel duyguların yaşanacağı, birliğin, beraberliğin, kardeşliğin konuşulacağı umudun büyütüleceği günlerdir. Bu yönüyle de çok değerlidir. Biz de tabii bayram tadında bir bayram yaşamak isterdik. Her gün derinden yaşadığımız gibi 86 milyon olarak, ağır bir ekonomik buhranın içinden geçiyoruz. Vatandaşlarımızda büyük bir açlık, yoksulluk, işsizlik, umutsuzluk söz konusu. Tabii demokrasimizdeki eksiklikler, temel hak ve özgürlüklerin kullanılamayışı, her geçen gün toplumsal muhalefetin her bir kesimine ve her bir bireye yapılan baskıların şiddetlenerek artması her birimizde umut kırıklığı, bir mutsuzluk yaratırken diğer taraftan direniş gücü gelişirken bu siyasi darbe ile karşılaştık. Zaten Türkiye’nin ağır aksak bir demokrasi vardı. Yargı tamamen saraya bağlanmıştı. Bir ‘tek adam’ rejiminin içerisindeyiz. Ama bu tek adam rejiminin son aşaması, artık Sayın Ekrem İmamoğlu ve bununla sonuç alamayacağını 14 ayda anlayınca, kaybedeceği siyasi partinin başına kayyum atamak olarak gerçekleşti. Bunun adı siyasi darbedir ve yapılan şey sandığı milletin önünden kaçırmaktır. Eğer bu darbe girişimi başarılı olursa artık Türkiye’de bundan sonra çok partili siyasal rejimden bahsedemeyiz, serbest seçimlerden bahsedemeyiz, demokratik siyasi rekabetten bahsedemeyiz. Hatta Cumhuriyet’ten de bahsedemeyecek bir noktaya geliyoruz. Bu nedenle her bir vatandaşımızın ve onların desteklediği her bir siyasi partinin, demokrasi yanında ve darbe girişiminin karşısında olması son derece önemli.”
EMEP ile hak ve özgürlüklerin en geniş anlamda kullanılması ve büyütülmesi konusunda örtüştüklerini, mücadeleyi birlikte yürüttüklerini ifade eden Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bundan da son derece memnunuz ama bundan sonra da artık bu darbeye karşı koymak açısından da bu birlikteliğin büyütülmesi, genişletilmesi, tüm halk kesimlerinin buna katılması son derece değerli. Çünkü bu ülke bizim, bu Cumhuriyet bizim, bu ağır aksak işleyen işleyen kırık dökük demokrasi bizim, bu sandık bizim. Biz bütün dezavantajlarına rağmen siyasi iktidarın tek adam rejimi inşa etmiş olmasına rağmen, yargıyı tamamen kendine bağlamış olmasına rağmen, iş dünyasından, sermayeden, basından neredeyse bir tek sesli Türkiye’yi yaratma yolundaki bu ağırlaşmış ortamı yaratmasına rağmen biz önünde sonunda sandıktan halk iradesinin çıkacağı ve bu iradenin bu siyasi iktidarı göndereceğini biliyoruz ve inanıyoruz. İşte bu çaresizlikle bu sandığı kaçırmak için bu darbeyi yaptılar. Ama biz müsaade etmeyeceğiz. Bu buna kimse razı olmaz. 86 milyon bu cendereye girmeyecek. Bir kişi koltuğuna sahip çıkabilsin diye Türkiye sandığını kaybedecek, demokrasini kaybedecek, siyasi partiler artık işlevsiz hale gelecek, basını tutacak, yargı tamamen bağımlı olacak, siyasi partiler Erdoğan’ın çizdiği çerçevenin içerisinde kalacaklar ve dışına taşamayacaklar. Böyle bir Türkiye’ye kimse rahat olmaz. Bu nedenle sizin verdiğiniz destek çok önemli, çok teşekkür ederiz. İyi ki varsınız, iyi ki bizimlesiniz.”
SEVDA KARACA DEMİR: SARAYIN EN BÜYÜK KORKUSU
EMEP’li Sevda Karaca Demir ülkede yaşanan yoksulluğa ve ekonomik krize işaret ederek, şunları söyledi:
“Tam da bu yoksulluk, gelecek kaygısı, emeğin haklarına ilişkin bu önemli gündemler esas olarak sarayın en büyük korkularından bir tanesi. Özellikle muhalefetin bunu hem gündeme taşımasını önlemek hem de kendisine karşı biriken bu öfkenin bir gövde haline gelmesinin önünü kapatmak için çok sayıda siyasi operasyonu ardı ardı adına muhalefetin üstüne, hepimizin üstüne, bu memleketin üstüne salıyor saray.
Bizim Emek Partisi olarak ilk günden beri mutlak butlan kararının mutlak sultanlık kararı olduğuna ilişkin değerlendirmenizi sizinle paylaştık. Nihayetinde bunun açık bir saray operasyonu olduğu net. Bunu yalnızca CHP içi bir tartışma olarak göstermeye çalışanların da bütün olarak sarayın, memleketi muhalefetsizleştirme operasyonu olduğunun üstüne örtme çabası olduğunu görüyoruz, gözlemliyoruz. Görüyoruz ki sadece gönlü, oyu, iradesi muhalefette olan halk kesimleri değil, Cumhur İttifakı’na oy vermiş işçi ve emekçilerde de yani bunun açık bir irade gasbı olduğuna ilişkin fikir çok net.
Biz böyle saray operasyonlarını daha önce Kürt siyasetçilere yönelik operasyonlarda, belediyelere kayyum atamalarında ve nihayetinde seçilmişlere yönelik her türlü baskıda gördük. Bunu da nihayetinde bunun bir halkası olarak değerlendiriyoruz. Biz her bir derdi birlikte güçlenmenin, halkı güçlendirmenin bir halkası olarak değerlendirirken onlar ellerindeki saray makasıyla o zincirleri kesmeye çalışıyorlar. Bizim demek ki daha sağlam halkalar oluşturmaya ihtiyacımız var. Biz sarayın ortaya koyduğu hukuk ve meşruiyet çerçevesinin sınırlarıyla hareket etmek zorunda hissetmiyoruz kendimizi. Bunu bir hukuk tartışması olarak yürütmeler karşısında da söylediğimiz en açık sözlerden bir tanesi hukuk bugün saray işine yaradığı kadar var, sarayın işine yaramadığı kadar yok. Biz bu saldırıyı püskürtmenin elbetteki en önemli dayanağının muhalefetin ortak mücadelesi, dayanışması, birlikte hareket olduğunu düşünüyoruz ama asıl olan halktır. Bunu sadece CHP’ye yönelik bir operasyon olarak değil gerçekten halkı muhalefet etme gücünün elinden alınmasına yönelik bir operasyon olarak değerlendiriyoruz. Böyle de hep birlikte bundan sonraki süreci bu kavrayışla daha mücadeleyi yükselterek ilerleyeceğimize inanıyoruz.”
GELECEK PARTİSİ’NDEN ZİYARET
TBMM CHP Grubu’nu Gelecek Partisi’nden Genel Başkan Yardımcısı Burçak Başbuğ Erkan başkanlığındaki heyet de ziyaret etti. Murat Emir ve Serkan Özcan ile bayramlaşan heyet desteklerini iletti.
Burçak Başbuğ Erkan, hukuk ve adaletin temel olduğunu vurgulayarak, adaletin olmadığı yerde hiçbir şeyin gelişemeyeceğini ifade etti. Erkan, “Umuyorum ki adalet er geç yerini bulacak. Sizler de yaşadığınız bu süreçleri hatırlayıp geçeceksiniz” dedi.
Gelecek Partisi’nden Hasan Hüseyin Yeşilmen de desteklerini ileterek, hak hukuk ve adaletin olduğu bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Murat Emir de CHP’de yaşananların bir darbe girişimi olduğunu belirterek, buna karşı bütün partilerin açık tavır koymasının önem taşıdığını ifade etti. Emir, “Her bir siyasi partinin aldığı tutum çok kıymetli. Size de teşekkür ederiz. Demokrasiden yana tavır almanızı zaten beklerdik ama bu yol ayrımında da doğru yerde duruyor oluşundan dolayı hem Sayın Davutoğlu hocamızı hem Gelecek Partisi kadrolarını tebrik ederiz. Biz inanıyoruz ki eninde sonunda millet kazanacak. Millet iradesini yok sayan, sandığı kaçıran, seçimleri saymayan, kurultayları çalan anlayışa bu millet boyun eğmeyecek” şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı Serkan Özcan da bir siyasi mühendislikle karşı karşı olunduğunu söyledi. Ahmet Davutoğlu’nun seçilmiş son Başbakan olduğunu belirten Özcan, “Şimdi de seçilmiş son CHP Genel Başkanı var karşısında. Tıpkı zamanında Sayın Davutoğlu hocamıza yapıldığı gibi bir darbe ile karşı karşıyayız” dedi. Özcan, Davutoğlu ve partisinin tavrının önemli olduğunu söyledi.
DEMOKRAT PARTİ
Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Rifat Melih Aktaş, başkanlığındaki heyet de TBMM’de CHP grubunu ziyaret etti. Aktaş, Genel Başkan Gültekin Uysal’ın selamlarını ve desteklerini ileterek, bu sıkıntılı sürecin aşılmasını dilediklerini ifade etti.
Murat Emir de Gültekin Uysal’ın desteğinin önemsediklerini ifade etti. Demokrat Parti’nin köklü bir parti olduğuna işaret eden Emir, “Böyle köklü bir partinin bugünkü temsilcilerinin her zaman olduğu gibi demokrasiden yana ve darbeye karşı amasız ve fakatsız tavır almış olması her zaman değerli” şeklinde konuştu.
Serkan Özcan da “Sayın Genel Başkan’a çok selam söyleyin. Fikirlerine de zaman zaman başvuruyoruz. Zor bir günde lütfedip buraya kalan geldiğiniz için teşekkür ederiz” dedi.
Malatya İz, şehrin gündemini yakından takip eden, güncel ve güvenilir haberleri okuyucularına ulaştıran bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden önemli duyurulara, sosyal yaşamdan ekonomik gelişmelere kadar Malatya’ya dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak “Haberin İzinde, Malatya’nın Nabzında” olmayı amaçlar.
Yorum Yap