Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Onuncu Toplantısı sonrasında, “Bölgemizin çatışmalar yerine kalkınma projeleriyle, ayrışma yerine ortak refah ve bağlantısallık projeleriyle anılmasını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışıyoruz. Bu vizyonun bugün en umut verici karşılığını Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde görüyoruz. Tarafların ortaya koyduğu irade bölgemiz için somut bir fırsat penceresi açmıştır. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini destekliyoruz. Azerbaycan’ın meşru kaygılarının giderilmesini ve barış anlaşmasının gecikmeksizin imzalanmasını da ayrıca temenni ediyoruz” açıklamasını yaptı.
(İSTANBUL) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Onuncu Toplantısı sonrasında, “Bölgemizin çatışmalar yerine kalkınma projeleriyle, ayrışma yerine ortak refah ve bağlantısallık projeleriyle anılmasını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışıyoruz. Bu vizyonun bugün en umut verici karşılığını Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde görüyoruz. Tarafların ortaya koyduğu irade bölgemiz için somut bir fırsat penceresi açmıştır. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini destekliyoruz. Azerbaycan’ın meşru kaygılarının giderilmesini ve barış anlaşmasının gecikmeksizin imzalanmasını da ayrıca temenni ediyoruz” açıklamasını yaptı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Onuncu Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Toplantının ardından Bakanlar ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan konuşmasında, üçlü platformun stratejik adımlar atılmasına zemin teşkil ettiğini belirterek, “Bu iş birliğine yüklediğimiz anlam; üç ülkenin müşterek menfaatleriyle de sınırlı değil. Biz bu mekanizmayı aynı zamanda Güney Kafkasya’da barışın, istikrarın ve sürdürülebilir refahın teminatlarından biri olarak görüyoruz” dedi.
“BÖYLE BİR DÖNEMDE TESİS ETTİĞİMİZ HUZUR HAKİKİ BİR STRATEJİK DEĞER İFADE EDİYOR”
Ülkelerinin ortak gündeminde yer alan konuları etraflıca ele aldıklarını, bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili istişarelerde bulunduklarını dile getiren Fidan, “Dünyanın farklı bölgelerinde jeopolitik kırılmaların aynı anda yaşandığı nadir dönemlerden birini yaşamaktayız. Ekonomik belirsizlikler artmış, enerji güvenliği her zamankinden daha hassas bir mesele haline gelmiştir. İşte böyle bir dönemde bölgemizde tesis ettiğimiz huzur ve iş birliği ortamı hakiki bir stratejik değer ifade etmektedir. Bu ortam; Avrupa’dan Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada istikrara, bağlantısallığa, enerji arzı güvenliğine ve ulusal ekonomilere güç katmaktadır. Özellikle ülkelerimizin arasındaki bağlantısallığın güçlendirilmesi, bölgesel istikrara da katkı sağlayacak stratejik ve jeopolitik bir öncelik olarak öne çıkmaktadır” diye konuştu.
Fidan, enerji başlığının da önem arz ettiğine dikkat çekerek, enerjiye makul maliyetle ve kesintisiz erişimin bugün tüm dünya için hayati bir mesele haline geldiğini söyledi. Fidan, “Birlikte hayata geçirmiş olduğumuz enerji altyapı projeleri sayesinde bu alanda yaşanan krizlerin bizlere etkisi asgari düzeyde kalmıştır. Bölgemizi küresel enerji dalgalanmaları karşısında daha dirençli hale getirdik. Bundan sonraki hedefimiz; enerji, ulaştırma ve iletişim altyapılarında daha da bütünleşmiş bir bölge inşa etmektir. Bu bütünleşme, Avrupa ile Asya arasında daha güvenli, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir geçiş hattı oluşturulması bakımından da ayrıca stratejik önem taşımaktadır” dedi.
“Bu hedefin bugün ulaştığı en somut nokta, Orta Koridor’un güçlenen rolüdür” diye Fidan, Orta Korirdor’un üçlü iş birliğinin stratejik omurgalarından biri haline geldiğini ifade etti. Fidan, “Bu çerçevede Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattının tam kapasiteye ulaşması vesilesiyle 2 Haziran günü hattın Gürcistan kesiminde yapılan tören önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bu stratejik hattan azami ölçüde istifade ederek bölgemize daha fazla katma değer sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Fidan görüşmelerde Güney Kafkasya’da istikrar, barış ve refahın tesisinin samimi ve yapıcı iş birliği temelinde şekillenmesi gerektiği yönündeki ortak anlayışlarını teyit ettiklerini kaydederek, “Bölgemizin çatışmalar yerine kalkınma projeleriyle, ayrışma yerine ortak refah ve bağlantısallık projeleriyle anılmasını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışıyoruz. Bu vizyonun bugün en umut verici karşılığını Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde görüyoruz. Tarafların ortaya koyduğu irade bölgemiz için somut bir fırsat penceresi açmıştır. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini destekliyoruz. Azerbaycan’ın meşru kaygılarının giderilmesini ve barış anlaşmasının gecikmeksizin imzalanmasını da ayrıca temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı. Fidan, şöyle konuştu:
“ERMENİSTAN İLE YÜRÜTTÜĞÜMÜZ SÜREÇ AZERBAYCAN İLE EŞGÜDÜM İÇİNDE DEVAM EDİYOR”
“Ermenistan ile yürüttüğümüz normalleşme süreci de Azerbaycan ile yürüttüğümüz yakın eşgüdüm içerisinde aynı şekilde devam etmekte. Geçtiğimiz dört yılda da önemli gelişmeler oldu. Bize göre Güney Kafkasya’nın önündeki esas fırsat ve hedef şudur: barışın zemini güçlendikçe bağlantısallık projeleri daha da güçlü neticelere ulaşacak, bağlantısallık güçlendikçe de barışın toplumsal ve ekonomik temelleri daha sağlam şekilde yerleşecektir. Tüm bölgenin ortak menfaatine hizmet edecek bu döngüyü pekiştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Güney Kafkasya’da barışın tesisine yönelik bu olumlu tabloya rağmen çevremizdeki güvenlik ortamı ciddi riskler barındırmaya devam etmektedir. Bu çerçevede bugünkü toplantımızda İran ile ABD arasında yürütülen barış görüşmeleri de gündemimizdeydi. Bölgemizi ve dünyayı felaketin eşiğine getiren bu savaşın geride bırakılması elzemdir. Bu kapsamda kalıcı barışın sağlanması için bir yandan ABD ve İran ile temaslarımızı sürdürüyor, bir yandan da bölge ülkeleriyle yakın istişare halinde çalışıyoruz. Türkiye, bu kritik dönemde diplomasi ve diyaloğu desteklemeye devam edecektir.
“DİPLOMATİK SÜRECİN KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ”
Kuzeyimizde devam eden savaş da bölgemizin güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda barışa ulaşılmasını bölgemizin istikrarı ve güvenliği için elzem görüyoruz. Diplomatik sürecin ve barışa dönük çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Muharebe sahasında ve diplomatik süreçte yaşanan mevcut çıkmazı hep beraber endişeyle de takip ediyoruz. Tarafların bu çıkmazı kendi lehine çevirmek için attıkları adımlar sahadaki gerilimi maalesef daha da artırmaktadır. Karadeniz ve Azak Denizi’nde son dönemde meydana gelen saldırılar bu tehlikenin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteren acı örneklerdir. Bu vesileyle son vukuatta hayatını kaybedenler için değerli kardeşim Sayın Ceyhun Bayramov’a ve kardeş Azerbaycan’a bir kez daha başsağlığı dileklerimi huzurlarınızda iletmek istiyorum.
Bugün üç ülke olarak bölgemizin geleceğine dair ortak irademizi, karşılıklı güveni ve birlikte inşa ettiğimiz müşterek vizyonumuzu teyit ettik. Ülkelerimiz arasındaki iş birliği ne kadar güçlenirse Güney Kafkasya o ölçüde daha güvenli, daha müreffeh ve daha istikrarlı hale gelecektir.”
“TÜRKİYE-ERMENİSTAN NORMALLEŞMESİNİN ÖNEMLİ OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ
Gürcistan Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili, üçlü platformun üç ülkeye önemli bir fırsat sağladığını ve karşılıklı çıkarları geliştirme çerçevesinde koordineli bir çaba yürütülmesini sağladığını vurguladı. Güncel gelişmeleri değerlendirdiklerini söyleyen Botchorishvili, ilişkilerin gelecekte nasıl geliştirilebileceğiyle ilgili görüşmeler yaptıklarını dile getirdi. Botchorishvili, “Çok taraflı bir ilişkimiz de var. Bu ilişkiler güven, iyi komşuluk ilişkileri temelinde ilerliyor ve son derece sağlam ticari ilişkilerimiz de var bölgede” dedi.
Uluslararası alandaki gelişmeleri görüştüklerini belirten Botchorishvili, “Barış ile ilgili olarak beklentilerimizi paylaştık. Ve bunlara en kısa zamanda erişebilmeyi, barışın en kısa zamanda tesis edilmesini diliyoruz. Biz burada tabii ki sadece karşılıklı çıkarlar ve ortaklık temelinde çalışmaya kalmıyoruz ama aynı zamanda bunların Azerbaycan-Gürcistan ilişkilerinde olduğu gibi Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinde de pozitif bir dinamik tesis etmesini istiyoruz. Bu, barışçıl ilişkileri uzun dönemde bölgede tesis etmeye son derece önemli bir katkı getirecektir. Böylece yapıcı bir iş birliğini geliştirme fırsatımız olacaktır. Aynı zamanda Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin de normalleşmesinin önemli olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Botchorishvili, ekonomik konuları değerlendirdiklerini ve üç ülkenin stratejik lokasyonundan bahsettiklerini paylaştı. Botchorishvili, “Buradaki fırsatlar bizim için bağlantısallık açısından son derece önemli bir pencereyi beraberinde getiriyor. Avrasya bölgesinde bu bağlantısallığın barış geldiğinde daha da güçleneceğini düşünüyoruz. Ticaret, ekonomik ilişkilerin bu anlamda gelişmesine de önemli bir katkıda bulunacağına inanıyoruz. Burada bir köprü rolü oynamak istiyoruz, bu iki kıta arasında” dedi. Botchorishvili, şunları kaydetti:
“TÜRKİYE-AZERBAYCAN-GÜRCİSTAN İŞ BİRLİĞİ SON DERECE ÖNEMLİ”
“Kars-Tiflis Demiryolu’nun en iyi potansiyelle, en yüksek potansiyelle kullanabileceğini düşünüyoruz. Bu tabii ki gelişmelere önemli bir katkıda bulunacaktır. Çünkü bu rota gerçekten daha fazla ticaret, daha fazla ekonomik ilişkiyi destekleyecektir ve bununla birlikte bazı gelişmeleri de beraberinde getirecektir.
Üzerinde durduğumuz projeler son derece önemli. Bütün bunların yanı sıra tabii ki Orta Koridor’un stratejik öneminden de bahsettik ve bu anlamda iş birliğini geliştirme konusundaki rolünden bahsettik. Karadeniz’de elektrikli denizaltı projesi var. Bu da önemli bir proje olarak karşımıza çıkıyor.
Üçlü ilişkiler de değerlendirildi ve bu ilişkilerin kapsamının ve bağlamının daha fazla genişletilmesi üzerine konuştuk. Çünkü çok daha fazla potansiyel olduğuna inanıyoruz, ortaklık için ve çok daha derin bir biçimde iş birliğimizi sürdürebiliriz. Bu toplantı bir kez daha şunu kanıtladı. Gerçekten Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan iş birliği son derece önemli. Bir kez daha bu üçlü ilişkinin potansiyelini ortaya koydu. Üç ülke arasındaki potansiyeli daha fazla hayata geçirebileceğimize inanıyoruz.”
“ÇATIŞMALARDAN UZAKTA KALMAK ÇOK MÜMKÜN DEĞİL”
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, görüşmelerde mevcut sınamaları değerlendirme imkanlarının olduğunu söyleyerek, bölgesel ve küresel gerilimlerin bölgeyi de etkilediğini ifade etti. Bayramov, “Çünkü bölgemiz Avrupa ve Asya’nın kavşağında bulunuyor. Bu anlamda bu çatışmalardan uzakta kalmak çok mümkün değil. Net bir biçimde bu çatışmaların sonuçlarını ve etkilerini bölgemizde yaşayabiliyoruz. Bu anlamda Azerbaycan, Türkiye ve Gürcistan’ın birlikte çalışabilecekleri kararı alındı” ifadelerini kullandı.
“Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinden bahsettik” diyen Bayramov, geçen sene Washington’da düzenlenen zirve sonrasında barışın tesis edilmesiyle ilgili gelişmeleri mevkidaşlarıyla paylaştığını söyledi. Bayramov, “Buradaki pozitif değişiklikler ve gelişmeler bizi memnun ediyor. Buna ilaveten, sürdürülebilir bir barışa ulaşmak açısından devletler arasında bu konudaki çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade ettim. Halen derdest olan ve yerine geçilmemiş konularla ilgili olarak bu konuda bir özel değerlendirme yapılması gerektiğini de belirttim” değerlendirmesini yaptı.
İran’daki ve Gazze’deki gelişmeleri ele aldıklarını belirten Bayramov, “Filistin konusunda sürdürülebilir bir barış tesis etmenin yolları konusunda tartıştık. Bunun hem bölgemize hem de küresel anlamda ne gibi bir etkisi olabileceğini tartıştık. Bizim buradaki yaklaşımımız tabii ki diyalog ve diplomatik çabaların sürdürülmesi, uluslararası hukuka riayet ederek bu konuda belli güvencelerle birlikte bölgede bunların gerçekleştirilmesi ve bütün bunların da sürdürülebilir bir barışa dönüştürülmesi hepimizin önceliği olmalı” şeklinde konuştu.
Bayramov, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ı birbirine bağlayan önemli enerji, ulaştırma ve ticaret koridorları olduğunu vurgulayarak, “Bu koridorların önemi giderek daha fazla arttı. Bu bağlamda Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Hatları, Güney Doğalgaz Koridoru ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu gibi farklı konuları ele alma fırsatımız oldu. Bu projeler sadece bölgedeki görünümü değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda bölgede bağlantısallık, enerji güvenliğini tesis ettiler ve her üç ülkenin refahına önemli katkılarda bulundular” dedi.
“ATEŞKES GÖRÜŞMELERİNE AĞIRLIK VERİYORUZ”
Ortak açıklamanın ardından Bakanlar gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında Türk sahipli gemilere yönelik dron saldırıları, Azerbaycan vatandaşlarının bulunduğu teknenin Azak Denizi’nde hedef alınması ve Gürcistan limanlarına yönelik tehditler hatırlatılan Fidan, ilgili soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
“Soruda ifade edilen talihsiz olaylar bizim Cumhurbaşkanımızın en baştan beri Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ortaya koyduğu ateşkesle ilgili hassasiyetin ne kadar yerinde olduğunu defaatle göstermektedir. Şu anda savaş gittikçe coğrafi olarak yayılma eğiliminde. Şu anda savaşan tarafların kullandığı silah ve mühimmatların Baltık ülkeleri Estonya, Litvanya, Letonya’da artık ortaya çıktığını görüyoruz. Romanya’nın maruz kaldığını görüyoruz. Türk Boğazları’na kadar mayınların ve insansız deniz araçlarının kayabildiğini görüyoruz. Gürcistan’ın aynı şekilde hedef alınabildiğini görüyoruz. Bütün bunlar aslında savaş devam ettikçe coğrafi yaygınlaşmanın nasıl olduğunu da gösteriyor. Diğer taraftan, artık taraflar var olan askeri denklemi değiştirmek için daha fazla farklı hedefleri bulma arayışındalar.
Geçmişte en azından bu yok edici savaş devam ederken belli başlı konularda taraflar dikkatli olsunlar diye formüllerimiz olmuştu. Karadeniz Tahıl Anlaşması’nı biliyorsunuz Türkiye’ye gündeme getirmişti. Bu konuda Cumhurbaşkanımız önemli bir rol oynamıştı ve bir müddet bu uygulanmıştı. Tarihi bir başarı olmuştu. Aynı şekilde, şu anda Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin, savaşın yaygınlaşmasından dolayı giderek azalmış olması hepimiz için endişe verici. Burada dostlarımızla ifade ettiler. Kollektif olarak konuyu çok yakından takip etmekteyiz, bir. İkincisi, taraflarla sürekli konuşmaktayız. Yani Türk ve diğer sivil gemilerin hedef alınmaması önemli.
Seyrüseferde bulunacak olan gerek balıkçı tekneleri olsun, gerek taşımacılık gemileri bunların ilgili kurumlarımızla koordine içerisinde karasularda seyretmesi fevkalade da önem arz etmektedir. Buradaki yakın dayanışmamız, koordinasyonumuz önemli. Biz hükümet olarak, bakanlık olarak konuyu çok yakından takip ediyoruz. Ama dediğim gibi meseleyi kökten çözmek bütün sorunlara verilecek en büyük cevap olacak. Onun için ateşkes görüşmelerine de büyük ağırlık veriyoruz.”
“AMACIMIZ BULUNDUĞUMUZ STRATEJİK HAVZALARDA BARIŞI TESİS ETMEK”
Fidan, “çatışmaların çözüme kavuşmasının ne kadar önemli olduğuyla” ilgili soruyu şöyle yanıtladı:
“Türkiye özellikle bölgesel sahiplenme ve bölgesel işbirliğine istikrarın ve kalkınmanın sağlanması için önem vermektedir. Cumhurbaşkanımızın yani baştan beri ortaya koyduğu bölgesel politika parametreleri başından gelmektedir. Bizim özellikle Güney Kafkasya’da bu üçlü ortaklıkla beraber ortaya koyduğumuz vizyonun aynısını biz istikrar ve barış adına Balkanlarda Balkanlardaki ortaklarımızla, Orta Doğu’daki ortaklarımızla da aynı şekilde yapmaktayız. Amacımız, bulunduğumuz bütün stratejik havzalarda bölgesel iş birliğini, barışı tesis etmek, çatışmaları önlemek veya şiddetini düşürtmek, mümkünse azaltmak, kalkınmanın, refahın, özgürlüğün, insan haklarının önünü rahatlıkla açacak olan bir alan oluşturmak. Bunun için tabii güçlü olmak zorundasınız, caydırıcı olmak zorundasınız, etkili olmak zorundasınız, çok çalışmak zorundasınız.
Biz Güney Kafkasya’da uzun yıllardır bölge dışı aktörlerin etkileriyle oluşan istikrarsızlığın, bölge aktörleri eliyle bir istikrara dönüşmesi ve bu istikrara uluslararası iş birliğiyle diğer bölge halklarının destek vermesi de önemli diye düşünüyoruz. Burada Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan örnek bir işbirliği modeli ortaya koyarak bölgesel sahiplenme ve bölgesel iş birliği modeliyle yoluna devam etmeye çalışmakta.”
Malatya İz, şehrin gündemini yakından takip eden, güncel ve güvenilir haberleri okuyucularına ulaştıran bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden önemli duyurulara, sosyal yaşamdan ekonomik gelişmelere kadar Malatya’ya dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak “Haberin İzinde, Malatya’nın Nabzında” olmayı amaçlar.
Yorum Yap