Son Dakika Gelişmeleri
--:--:--

YENİ Parti-DEM Parti görüşmesi… Özgür Özel: “Kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan bir iktidarla karşı karşıyayız”

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, bugün YENİ Parti Genel Merkezi’ne gelerek Genel Başkan Özgür Özel ile görüştü. Özel, görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada, “Bir yanda yönetme kabiliyetini yitirmiş, ülkeyi fon vurguncularına soydurmuş beceriksizlikler dururken diğer yanda kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan, demokratikleşme adımlarını atmayan, aksine raporun yazıldığı güne göre bile Türkiye’yi geriye taşıyan bir iktidarla karşı karşıyayız” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
YENİ Parti-DEM Parti görüşmesi… Özgür Özel: “Kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan bir iktidarla karşı karşıyayız”

(ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, bugün YENİ Parti Genel Merkezi’ne gelerek Genel Başkan Özgür Özel ile görüştü. Özel, görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada, “Bir yanda yönetme kabiliyetini yitirmiş, ülkeyi fon vurguncularına soydurmuş beceriksizlikler dururken diğer yanda kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan, demokratikleşme adımlarını atmayan, aksine raporun yazıldığı güne göre bile Türkiye’yi geriye taşıyan bir iktidarla karşı karşıyayız” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i YENİ Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Ziyarette Hatimoğulları ve Bakırhan’a; DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ve STK ve Siyasi Partilerle İlişkiler Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz eşlik etti. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ve Hukuk, Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Görüşmede Özel’e ise Emir ve Özcan’ın yanı sıra partinin ekonomi kurmayı Selin Sayek Böke eşlik etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşme 1,5 saati aşkın sürdü. Görüşmenin ardından üç lider ortak basın açıklaması düzenledi. Özel, şunları söyledi:

“Bir ülkede demokrasinin var olması, muhalefetin özgür olmasına, hem toplumsal muhalefetin hem siyasi muhalefetin rahat şekilde görevini yapmasıyla ölçülüyor. Bu konuda iki görev var. Biri iktidara düşen görev. Türkiye’deki iktidarın bu konuda herhangi bir katkısı ya da bir özeni olmadığı açık. Hem toplumsal muhalefeti susturabilmek hem siyasi muhalefeti baskı altına alabilmek için ellerindeki bütün imkanları fazlasıyla kullanıyorlar. Muhalefete düşense birbiriyle diyaloğu, bazı konularda farklı da düşünse siyasi yelpazelerin başka taraflarında da olsa birbirleriyle olan diyaloğu sağlıklı ve düzenli şekilde sürdürmektir. YENİ Parti olarak hep bunu savunuyoruz. Muhalefetin diyalog içinde olduğu bir düzlemde ülkenin temel meselelerinin birlikte göğüslenebildiği ve kaybedeninin olmayacağı kazanımların ülkeye kazandırılması önemlidir.

“İLK GÜNKÜ TUTUMUMUZU TEYİT EDİYORUZ”

Bu anlamda Türkiye’deki barış süreci, terörün sona ermesi, silahların bırakılması, çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasında bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Buradan herkes faydalı çıkar. Hem ülke yeni acıları yaşamaz hem de bundan sonra silahlanmaya, savunma harcamalarına, terörle mücadeleye değil kalkınmaya bütçe ayrılır. Ülkenin geleceğine yatırım yapılır. Ülkede yaşayan herkesin tüm farklılıklarıyla kardeşçe yaşayabileceği huzurlu bir ortam için önemlidir. Biz bu noktada tarihin doğru tarafında yer almak gerekir dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu durumumuzu tekrar teyit ediyoruz.

“DEMOKRATİKLEŞME NOKTASINDA ATILAN HİÇBİR ADIM YOK”

Altına hep birlikte imza attığımız komisyon raporu var. Komisyon raporunun altıncı kısmına ilişkin yasama faaliyeti, ağustos ayının 10’unda gerçekleşti. Ama devamında yapılması gerekenler, esas olarak raporun yedinci kısmı; demokratikleşme adımları Meclis’te altında imzası bulunan herkesin gayretini ve bir an önce harekete geçmesini bekliyor. Bir yandan seçilmişler hala hapiste yatıyorlar ve bu konuda atılan hiçbir adım yok. Son yerel seçimlerde sandık başına gitmiş seçmen belediye başkanı seçmiş, onlara kayyım atanmış, kayyımlar görevine devam ediyor. Sayın Kavala hakkında kaçıncı AİHM kararı çıktı. Anayasa diyor ki ‘Uluslararası anlaşmalar kanunla çelişirse kanundan bile üstündür.’ AİHM kararlarını tanımak, bir uluslararası anlaşmanın gereğidir. AİHM kararlarının uygulanmaması müeyyideye tabidir. Kavala hakkında çıkmış AİHM kararını mahkeme uygulamıyor. En sonuncusu Sayın Kahraman ile ilgili verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararı var ve ikinci kez AYM karar veriyor. AYM kararlarının ne kadar bağlayıcı olduğunu hatırlatarak Tayfun Kahraman kararını, Tayfun Karaman dosyasını aşacak bir gerekçe yazarak vermiş. Yapılması gereken iş derhal uygulamak ve benzer dosyalara uygulamak. Bunun altında AK Parti ve MHP’nin imzaları var. Zaten imzaya bile gerek olmayan bir konuda, son kez yaza girerken taahhütte bulunmuşlar, ‘Biz bunları yerine getireceğiz’ diye.

“KENDİ ATTIKLARI İMZAYA DAHİ SAHİP ÇIKMAYAN BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Her gün gazetecilere operasyon yapıyor. İktidar partisinin sözcüsünün talimatıyla iki gazeteci hapse, iki gazeteci ev hapsine gidiyor. Bütün akademisyenlerin, gazetecilerin; muhalefet eden kim varsa hem de düşünce özgürlüğü sınırlarının içinde, kimseye hiçbir söz söylemeyen paylaşımları bile saatler içinde erişim engeline tabi tutuluyor. Bugün bir kamera, bir muhabir eksik burada. Muhalefete en çok alan açan Halk TV’de bant yayın yapılıyor. Muhalefetin seçilmiş tüm renklerine alan açan, meşruiyetini kendi üyesinden, kendi seçmeninden alan muhalefetin tüm aktörlerine alan açan Halk TV susturulmuş durumda. Bu toplantının kamuoyuna ne kadar yayılacağına ilişkin geçen haftaya göre çok daha dezavantajlı durumdayız. Biz muhalefet partilerinin genel başkanları, eş genel başkanları olarak itirazlarımızı söylüyoruz. Yani burada bir iktidar bloğunun bir samimiyet sorgulaması geçiriyor olması toplum nezdinde, bir güven bunalımının yaşanıyor olması iktidara karşı tesadüfi meseleler değil. Bir yanda yönetme kabiliyetini yitirmiş, ülkeyi fon vurguncularına soydurmuş beceriksizlikler ya da kötü niyet dururken diğer yanda kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan, demokratikleşme adımlarını atmayan, aksine raporun yazıldığı güne göre bile çok daha geride bir Türkiye’yi taşıyan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Sayın Eş Genel Başkanların sivil toplum örgütleriyle, sendikalarla, diğer siyasi partilerle de görüşmeler yapacak olmaları ve toplumun, muhalefetin siyaset içi ve dışında bulunan tüm yapılarıyla temas halinde olacak olmalarını büyük memnuniyetle dinledik. Biz de bu tip diyalog kanallarının sürekli açık tutmaya ve muhalefetin tüm bileşenleriyle birlikte olmaya, birlikte çalışmaya, birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.”

“ANA MUHALEFET PARTİSİ OLARAK BİR NEZAKET ZİYARETİNDEN MAHRUMUZ”

Liderler, açıklamalarının ardından basın mesnuplarının sorularını yanıtladı. Özel, “Öcalan’ın statüsüne ilişkin değerlendirmeniz nedir” ve “Meclis İzleme Kuruluna üye verecek misiniz” sorularına karşılık şunları söyledi:

“Sayın Meclis Başkanı’nın tam YENİ Parti’nin kuruluş süreciydi. O sırada bir liderler turu yapıyordu. O sırada partilerin genel başkanlarına ziyarete giderken gerçi bir genel başkan kendi yanına gitti. Ama onun dışındaki genel başkanları kendisi ziyaret ederken bizi bir aynalı salona davet edince ben öyle bir görüşmeye iştirak etmedim. YENİ Parti ana muhalefet partisi olarak konumlanmış bir parti. O günlerde ‘Meclis’teki odalar’ gibi lüzumsuz bir tartışmayı sonlandıramamıştı kendisi. Ondan dolayı o son turda kime ne söyledi bilmiyorum. O günden bugüne de ülkede ana muhalefet partisi değişmiş, yeni bir parti kurulmuş ve kurulduğu gün ana muhalefet partisi olmuş, anketlerin birinci partisi olmuş, gücünü milletvekillerinden ve Meclis’teki gruplardan alan bir temsiliyet makamı olarak bir ana muhalefet partisine Meclis çatısı altında bir nezaket ziyaretinden mahrumuz şu ana kadar. O yüzden önceki bize yapmadığı ziyarette Sayın Başkan’ın gündemi neydi, onu nezaket ziyareti gündemi içinde de öğrenebilmiş değiliz. Önümüzdeki hafta partileri ziyaret edeceğini öğreniyoruz. Havada bir sürü farklı şeyler uçuşuyor. Meclis zemininde milletvekillerinden, Meclis’teki tüm siyasi partilerden oluşacak bir komisyonun netleştirilerek tarifi ve milletvekillerinden oluşan komisyonun süreçteki rolüyle ilgili kendisinin değerlendirmelerini dinlemeye ihtiyaç var.

“POZİSYONUMUZ RAPORA ATTIĞIMIZ İMZAYLA SINIRLIDIR”

Onun dışında biz Meclis’te rapora attığımız imzayla bağlıyız. Altıncı kısımla ilgili gerekli yasama faaliyeti yapıldı. Onun ilerlemesine yönelik olarak bir an önce Milli Güvenlik Kurulu’na, ilgili kamu otoritesinin teyit ve tespit işlemi yapması ve sürecin içtenlik kazanması gerekiyor. O evredeyiz. Devamında yedinci kısımda demokratikleşme adımlarının atılmasıyla raporun altında imzası olan herkes bağlıdır. Bizim tutumumuz, çerçevemiz, pozisyonumuz bununla sınırlıdır.”

“SORUN SARAYDA VERİLEN KARARLARI UYGULAYACAK KURŞUN ASKERLERİN MECLİS’E DİZİLDİĞİ ALGISI”

Özel, erken seçime ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“AK Parti’nin 280 milletvekili var. MHP’ninkini ilave ettiğinizde erken seçim kararı alınabilmesi için 40’a yakın milletvekilinin desteği gerekiyor. Ben diyorum ki ‘Bizimle böyle bir şey konuşulmadı, konuşulması da mümkün değil.’ Zaten biz seçimlerin birkaç hafta ya da bir ay öne alınmasını erken seçim değil, Anayasa’nın seçimlerin öne alınması maddesinin arkasından dolaşmak, Anayasa’ya karşı muvazaalı bir işlem yapmak olarak görüyoruz. Biz bu tartışmaya kapalıyız. Bunun dışında iki grup kalıyor bu sayıya erişebilecek. Sayın Eş Genel Başkan da diyor ‘Bizim böyle bir görüşmemiz, konuşmamız yok.’ Sayın Mehmet Uçum o zaman Meclis’in iradesini ipotek altına alan ve ‘Bu tarih kesinleşti’ dediği taahhüdü kimden almış, onu bir açıklasın. Ben ‘Seçilmemiş bir Genel Başkan’a gazeteci olarak gidin, bu soruyu sorun’ diyemeyeceğim size. Ama orada bir grup daha kalıyor ortada. Mehmet Uçum’un söylediği grup, butlanla müdahale ettikleri bir siyasi partinin kalan grubunu söylüyorsa o zaman o meseleyi ya Mehmet Uçum açıklasın ya da herkes kendi pozisyonunu doğru tarif etsin. Bu CHP’ye yapılan butlan girişiminin bir ürünü olarak oradan erken seçime bir destek taahhüdü aldıklarını söylüyorsa söylesinler, söylemiyorsa netleşsin. Çünkü bir başka partiye soracak durum yok. Üç ihtimal var burada. Zaten İYİ Parti’nin yaklaşımı ortada ve sayısı yeterli değil bu anlamda. İYİ Parti bir an için ‘Olur’ bile dese yine de üç gruptan birinin daha destek vermesi gerekiyor. Ne Yeni Yol grubu ne İYİ Parti grubu aranan desteği verebilecek milletvekili sayısına sahip değil. 91 milletvekili ile biz ‘Yokuz’ diyoruz. DEM Parti ‘Böyle bir konu görüşülmedi, böyle bir şey gündemimizde yok’ diyor. O zaman Mehmet Uçum butlanı mı ifade ediyor ya da Meclis üzerindeki bu tahakkümünü savunacak nasıl bir aritmetik kurmuş, ona bir bakmak lazım. Sorun, sarayda oturanların kendini Meclis’in üzerinde görmesi. Sorun, sarayda oturanların bütün kararların saraydan, tek elden verildiği ve bu kararların uygulanacağı kurşun askerlerin de Meclis’e dizildiği algısı. Biz o kurşun askerler içinde değiliz. Kimin olduğunu merak ediyoruz.”

“SUÇLUYU KORUYARAK TCK’YA GÖRE AÇIKÇA SUÇ İŞLİYORLAR”

YENİ Parti Lideri Özel, fon krizinde Türkiye Sigorta Genel Müdürü’nün istifası kapsamında “Bürokrasiden isimler ortaya çıkıyor ama siyasi isimlerin ortaya çıkmamasını neye bağlıyorsunuz” sorusu üzerine şöyle konuştu:

“Bahsettiğiniz isim, Taha Çakmak. Kendisi Türkiye Sigorta’nın başında. Türkiye Sigorta’yı zarara uğratmış, Türkiye Sigorta’nın portföyünü kötü yönetmiş ama eş zamanlı olarak kendisi fondan para kazanmış ve açılan tövbe hesabına kazandığı parayı koymuş. Bir tövbe hesabı var. ‘Suçu işle, garibanın parasını al, götür. Yakalanırsan da caminin avlusuna bırakırmış gibi parayı bırak, kurtul.’ Böyle bir çözüm yok. Taha Çakmak, Türkiye Sigorta Genel Müdürlüğü görevinden istifa etmişti. 2019-2021 arasında BDDK Başkan Yardımcısı, 2021-2023 arasında Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olduğunun ve 50 TL’lerin üzerinde imzası olduğunun altını çizeriz. Yani Merkez Bankası, BDDK, Türkiye Sigorta gibi üç kritik; fonda ikisi sorumlu kuruluş, bir tanesi akşamleyin önce mal varlığına el konan, hesapları dondurulan ve sonra Türkiye Sigorta olduğu fark edilince bırakılan bir kuruluş. Görev yaptığı sürede TERA fon kurulmuş, aktif, büyümüş. Daha sonra da Türkiye Sigorta’yı zarara uğratıp kendi parasını büyütmüş birisinden bahsediyoruz. Siyasetçi isimlerinin açıklanmaması suçu örtme, suçluyu koruma girişimidir. Türk Ceza Kanunu’na göre açık şekilde suç işliyorlar.”

“BİR HAFTA, BİR AY KALA ERKEN SEÇİM KARARINA KAPALIYIZ”

Özel, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylaşması konusunda görüşünüz nedir” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Anayasa’da ‘son kez’ diyor. O yüzden sonsuz kez olması mümkün değil. İlkini Anayasa değişikliğinden önce kabul ediyorlar, o konuda karar da o yöndeydi. İki tane, bu keze ‘son kez’ dediği için bu kez olabileceğini savunuyorlar. Ama tutumumuz bu noktada net. Birkaç hafta ya da bir ay öne almayı da seçimin öne alma maddesinin suistimali görürüz. Erken seçim dediğin vatandaşın talep ettiği, bıçağın kemiğe dayandığı yerde, ülkeyi yönetemediğinin görüldüğü bugünlerde erken seçimdir. Sayın Genel Başkan’ın yanıtını ben de paylaşabilirim. Derlerse ki ‘Biz bu fon işini elimize yüzümüze bulaştırdık. Bu kadar açlık var, yokluk var, sefalet var. Gelin, 60 gün sonraya seçim koyalım’ diye şimdi söylerlerse ya da ‘Gelin, mart ayına seçim koyalım’ derlerse onu ben alır, kendi seçilmiş kurullarıma götürür, değerlendiririm. Ama son iki haftaya kadar kaç, ondan sonra erken seçim yap. Bizim bunlara kapalı olacağımızı, biz bundan iki buçuk yıl önce ilan etmiştik. ‘Bir-iki hafta, bir ay öne almaya biz erken seçim demeyeceğiz’ demiştik. O konuda kurullarımızın baştan alınmış kararı var.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
CHP’li Saraç: “Halkı açlığa mahkum eden, yoksulluğu kader gibi gösteren bu düzen değişmeli”
CHP’li Saraç: “Halkı açlığa mahkum eden, yoksulluğu kader gibi gösteren bu düzen değişmeli”
Özgür Özel’den Muhtarlar Günü mesajı: Yetki ve imkanları güçlendirilmeli
Özgür Özel’den Muhtarlar Günü mesajı: Yetki ve imkanları güçlendirilmeli
Azmi Karamahmutoğlu’ndan “fon krizi” değerlendirmesi: Vurgunun hesabı sandıkta sorulacak
Azmi Karamahmutoğlu’ndan “fon krizi” değerlendirmesi: Vurgunun hesabı sandıkta sorulacak
YENİ Partili Rızvanoğlu ile Elçi’den T24’e dayanışma ziyareti
YENİ Partili Rızvanoğlu ile Elçi’den T24’e dayanışma ziyareti
Nuri Aslan: Keşke bazı dere yataklarına yapılaşma izni verilmeseydi
Nuri Aslan: Keşke bazı dere yataklarına yapılaşma izni verilmeseydi
Şile Belediyesi davası… Mahkeme başkanı: “Duyum… Duyum, anlat nedir bu duyum?”
Şile Belediyesi davası… Mahkeme başkanı: “Duyum… Duyum, anlat nedir bu duyum?”
Malatya İz, Haberin İzinde, Malatya'nın Nabzında
Malatya İz

Malatya İz, şehrin gündemini yakından takip eden, güncel ve güvenilir haberleri okuyucularına ulaştıran bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden önemli duyurulara, sosyal yaşamdan ekonomik gelişmelere kadar Malatya’ya dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak “Haberin İzinde, Malatya’nın Nabzında” olmayı amaçlar.

2026 Malatya İz © Tüm hakları saklıdır. Malatya İz