Son Dakika Gelişmeleri
--:--:--

Zeynel Emre: “Erdoğan’ın bir daha cumhurbaşkanı olma ihtimali yok”

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, “Anayasamıza göre Sayın Erdoğan’ın görev süresi bitmiştir. İki dönemdir. Bunu fazlasıyla doldurmuştur. Görevi dolan bir cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabilmesi için görevinin son döneminde Meclis tarafından erken seçim kararı alınması gerekir. Bunun için de Anayasa’daki gerekli sayı 360’tır. Cumhur İttifakı’nın 360 sayısı yok. Sayın Erdoğan’ın da Türkiye’de bir daha cumhurbaşkanı olma ihtimali yok” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Zeynel Emre: “Erdoğan’ın bir daha cumhurbaşkanı olma ihtimali yok”

(ANKARA) – YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, “Anayasamıza göre Sayın Erdoğan’ın görev süresi bitmiştir. İki dönemdir. Bunu fazlasıyla doldurmuştur. Görevi dolan bir cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabilmesi için görevinin son döneminde Meclis tarafından erken seçim kararı alınması gerekir. Bunun için de Anayasa’daki gerekli sayı 360’tır. Cumhur İttifakı’nın 360 sayısı yok. Sayın Erdoğan’ın da Türkiye’de bir daha cumhurbaşkanı olma ihtimali yok” dedi.

YENİ Parti MYK, bugün Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. Saat 12.00 itibarıyla başlayan toplantı sürüyor. Parti Sözcüsü Zeynel Emre, toplantı sürerken MYK gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Emre, şunları kaydetti:

“Bizim YENİ Parti olarak halk buluşmalarımız, halkta büyük karşılık bulmakta. Geçtiğimiz hafta Bursa ve Yalova’da halk buluşmaları gerçekleştirdik. Gerek o ilde yaşanan sorunlar, varsa üreticilerin sorunları, meslek problemleri, bunlara ilişkin görüş alışverişinde bulunduk, emeklilerle buluştuk. YENİ Parti gittiğimiz her yerde toplumun umudu, bu ülkede sandık yoluyla iktidarın değişeceğinin teminatı, ülkesinin geleceğiyle ilgili karamsarlık duyanların güvendiği en büyük dayanak. Yalova’da 50 emekliyle buluşacağımız yere 500 emeklinin geldiğini görüyoruz. Sokakta yürürken, vatandaşlarla diyaloglarda YENİ Parti’yi vatandaşın bağrına basmasından ötürü son derece mutluyuz. Millet kurdu YENİ Parti’yi, milletle birlikte yolunda yürümeye devam edecek.

“KENDİ VATANDAŞINI DOLANDIRAN PARTİNİN ADI AK PARTİ’DİR”

Çeyrek yüzyıllık AK Parti iktidarında, adeta görmediğimiz yolsuzluk tipi, vurgun, soygun, talan düzeni kalmadığı gibi, yaşamadığımız kötülük de kalmadı. Son günlerde medyada sıklıkla tartışıldığı üzere, bir fon soygunundan ve ortaya çıkan kamu zararından bahsedilmekte. Sermaye piyasalarında yaşanan olayda vatandaşın 20 milyar doları buhar olmuş durumda. İnanın, böyle bir olay başka herhangi bir demokratik ülkede yaşanmış olsa o hükümeti götürür. Çünkü AK Parti iktidarı, kendilerine yandaş portföy şirketlerine, dünya çapında bir dolandırıcı olan Charles Ponzi adını alan ponzi sistemi kurup milyonlarca vatandaşın dolandırılmasına sebep olmuştur. Kendi vatandaşını dolandıran partinin adı AK Parti’dir. Biz bu olayın peşini bırakmayacağız. Ekonomi uzmanlarımızla birlikte sürekli değerlendiriyoruz, takip ediyoruz. Burada bu fonlardan zarar görenler, hissedarlar, işlem yapanlar sayıya baktığımız zaman milyonları geçen insanın mağduriyeti söz konusu. Hele hele bu milyonlarca insanın mağduriyeti bir de kamu tarafından toplanan paralarla karşılanmaya çalışılırsa bu ikinci bir mağduriyet doğuracaktır.

FON KRİZİ

Türkiye’nin sermaye piyasalarında göz yumulan kara düzenin sonuçlarına biz bugün ülke olarak maruz kalıyoruz. Birkaç aracı şirket, birkaç kurum, birkaç portföy yönetim şirketi ve fonlar üzerinden ekonomik gerçeklikle bağdaşmayacak şekilde hisse değerleri oluşturulmuştur. Bu şişirilmiş değerler, kurumsal görünüm ve yüksek getiri vaadiyle tasarruf sahiplerini adeta pusuya düşürmüştür. Sermaye piyasalarında yıllardır büyümesine göz yumulan yapılar vardır. İktidarın verdiği izinlerin, geciken denetimin ve siyasi sorumluluğunun açığa kavuşturulması lazımdır. Aradan geçen günler içerisinde suç duyurusunda bulunduğunu, 131 fon ve yedi portföy yönetim şirketinin tasfiyesinin gündeme geldiğini, bu konuda açıklamalar yapıldığını değerlendirdik. Bu tasfiye sürecini yürütmek üzere de Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirdi. Elbette şu anda yapılması gereken en hızlı şekilde bu tasfiye sürecini teknik olarak tamamlamak ancak kimlerin zamanında müdahale etmediğini, kamunun hangi kararının bu düzenin büyümesine imkan verdiğinin ortaya çıkarılmasını bekliyoruz.

EMRE, SORUMLULARA SORDU

Sadece 10 ay önce, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, yanında dönemin SPK Başkanı ile birlikte ‘Fonlarda manipülasyon var. İzin vermeyeceğiz’ dedi. Şimşek’e sormak lazım: Kapsamlı müdahale için neden beklendi ve neden bu süre içerisinde şu anda işlem yapılan portföy şirketlerinin dört-beş kat kadar daha büyümesine izin verildi? Neden yüz binlerce yeni yatırımcının mağdur olmasına izin verildi? Neden zamanında müdahale edilmedi? SPK’nın kendini savunmak için yayınladığı düzenleme takvimi, aslında itiraf metni gibi. 131 fon tasfiye sürecine alınmışsa gecikmenin sorumlulularının ortaya çıkarılması lazım. YENİ Parti Genel Merkezi’nden soruyorum: Hangi üst düzey siyasetçi ve kamu görevlisi, bu yüksek getirili kazanç sisteminden kazanç sağlamıştır? Hangi kamu görevlilerini denetlemekle görevli yapılarda, yatırımı veya çıkar ilişkisi bulunmaktadır? Hazine ve Maliye Bakanı’nın uyarısından sonra 10 ay neden beklenmiştir, zarar ne oranda katlanmıştır, kimler servetine servet katmıştır? Bu operasyonun ve el koymaların hemen öncesinde, kimlerin parasına para katarak çıkışı tamamlansın diye beklenmiştir? Siz manipülasyondan yararlananın varlıklarını, şimdi oradaki mağdurları, vatandaşın vergisiyle mi kurtaracaksınız?

ÖZEL ZARARLAR, KAMU KAYNAĞIYLA KURTARILMAMALIDIR”

Suç duyuruları yeterli gelmez. Denetim zinciri oluşturulmalıdır. Geçmişte verilen izinler, düzenin büyümesine imkan veren izinlerin tamamı kamu otoritesi tarafından verilmiştir. SPK’nın önceki başkan ve yönetim kurulu üyelerinin zamanında verilmiş olan tüm bu izinleri geriye dönük incelenmek durumundadır. BBDK’nın çevresinde yer alan bazı finans kuruluşu sahiplerinin aynı zamanda banka ortağı olduğu gözlerden kaçmamalıdır. Bu bankalara ilişkin kuruluş, pay devri ve ortaklık izinleri hangi tarihlerde, hangi değerlendirme sonucunda verilmiştir? Mesela 250 çalışanı olan ufak bir finans şirketi, bugün borsada Türkiye’nin en büyük sanayi holdinglerinden daha değerli hale nasıl gelebilmiştir? Bu süre içerisinde MASAK ne yapmıştır, şüpheli işlemlerle bağlantısı tespit edilen kişiler hakkında ne gibi kararlar almıştır? Tasfiye sonucunda elde edilecek varlığın yatırımcının alacaklarını ne oranda karşılayacağı, daha önce kimlerin ne kadar para çıkardığı da araştırılmalıdır. Asla ve asla kamu kaynağıyla özel zararlar kurtarılmamalıdır.

YENİ PARTİ’DEN KANUN TEKLİFİ

YENİ Parti olarak Ekonomi Eş Güdüm Konseyimiz toplandı. Bir kanun teklifi hazırladı. Ve tıpkı yurt dışındaki örneklerde olduğu gibi, bu tip durumlarda çıkan zararların, zarara sebebiyet verenlerin mal varlıkları tespit edilerek oradan karşılanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırladık. Bu hafta içerisinde bu kanun teklifi Sayın Ümit Özlale tarafından Meclis’e sunulacak. Önerdiğimiz teklifte bu zararların hangi yöntemlerle nasıl tespit edilebileceği ve nasıl finanse edileceğine ilişkin bir hazırlık gerçekleştirdik. YENİ Parti olarak talebimiz açık: 131 fonun tasfiyesine yol açan sürecin kronolojisi ve buradaki gecikmenin nedenleri açıklanmalıdır. Şüpheli işlemler hakkında yürütülen suç duyurulrının kapsamı da açıklanmalı. SPK içerisinde olası ihmal ve kusurları olanlar da bağımsız bir şekilde soruşturulmalıdır. Geçmiş SPK yönetimi denetiminde verilen fon, TEFAS ve diğer izinler geriye dönük olarak incelenmelidir. İlgili finans kuruluşlarına verilen banka kuruluş izinleri ve bu izinleri veren dönemin karar organlarının sorumluluğu, başta BDDK olmak üzere, araştırılmalıdır. Hakkında somut dolandırıcılık şüphesi bulunan hiç kimsenin finans kuruluşunda yönetimde kalmasına izin verilmemelidir. Geçmiş zararların kamuya yüklenmesine de asla izin verilmemelidir. Kamu otoritesinin görevi özel zararları kamulaştırmak değildir. Küçük yatırımcının ve tasarruf sahibinin hakkını koymak, sorunları ortaya çıkarmak ve bu yapının büyümesine imkan veren karar zincirini bütün açıklığıyla hesap vermeye zorlamaktır.

MAZOT ZAMMI

Bu ponzi sistemiyle borsada vatandaşını dolandıran iktidar, yaptığı zamlarla vatandaşının belini bükmeye devam ediyor. 28 Ekim 2022’de AK Parti iktidarı ‘Türkiye Yüzyılı’nı başlatıyoruz’ dedi. İlan ettikleri tarihte mazotun litre fiyatı 20 lira, şimdi 100 lirayı açtı. Yani yüzde 400 zam yapmışsınız. Bu ülkedeki en zor kesim çalışamayan işsizler, zor şartlar altında hayatını devam ettirmeye çalışan çocuklar, okumaya çalışan çocuklar, emekliler, asgari ücretliler. YENİ Parti iktidarında en düşük emekli maaşı asgari ücret düzeyinde olacak. Bizim hedefimiz önce bir asgari ücret seviyesine getirmek, sonra bunu bir buçuk asgari ücret seviyesine çıkartabilmek. Bir ülkenin itibarı emeklisine verdiği değerle ölçülür. O ülkede emekli, emekli olduktan sonra nasıl bir yaşam sürüyor?

“ERDOĞAN’IN TÜRKİYE’DE CUMHURBAŞKANI OLMA İHTİMALİ YOK”

Adalet Bakanı’nın açıklaması hakikaten ibretlik, diyor ki ‘2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek.’ Anayasamıza göre Sayın Erdoğan’ın görevi süresi bitmiştir. İki dönemdir. Bunu fazlasıyla doldurmuştur. Görevi dolan bir cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabilmesi için görevinin son döneminde Meclis tarafından erken seçim kararı alınması gerekir. Bunun için de Anayasa’daki gerekli sayı 360’tır. Bugün Cumhur İttifakı 360 sayısına haiz olmadığına göre, Genel Başkanımızın; ‘Yarı süresi geçinceye kadar erken seçim kısmında Meclis karar almak oy veririz. Yoksa döneminin bir daha uzama ihtimaline asla kapıyı açmayız’ şeklinde bir açıklaması olmuştu. Cumhur İttifakı’nın 360 sayısı yok. Sayın Erdoğan’ın Türkiye’de bir daha cumhurbaşkanı olma ihtimali yok.

“MİLLET 150 YILLIK SANDIK KÜLTÜRÜNÜ SİZE YEDİRMEZ”

Bu açıklamaların hepsi, aslında yapılan operasyonlarla birlikte Türkiye’deki seçimleri formalite haline dönüştürüp otoriter rejimin kurumsallaşmasına yönelik bir hazırlık ve çalışmalar olduğunu görüyoruz. Türkiye’ye açık cezaevine çevirseniz de bu millet 150 yıllık sandık kültürünü size vermez, bundan vazgeçmez, bunu size yedirmez. O sandık milletin önüne geldiğinde ponzi sistemiyle vatandaşı soyanların, çiftçiyi, emekliyi, esnafı perişan edenlerin iktidarı son bulacak. YENİ Parti, milletimizle birlikte bu ülkeye yakışan en başarılı iktidarı kuracak.

ÖZEL, HAFTA SONU YAPILACAK İLÇE ÖN SEÇİMLERİNE KATILACAK

Bu hafta sonu Türkiye’nin her yerinde ilçe başkanlıklarına yönelik seçimler gerçekleşecektir. Bunun bir demokrasi şöleni şeklinde gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Genel Başkanımız bu kapsamda önce İzmir’de, sonra Manisa’da, daha sonra Balıkesir ve en son İstanbul’da seçimlerin gerçekleşeceği bazı yerlere dahil olacak. Orada konuşmalar yapacak. MYK üyesi arkadaşlarımız da belli yerlerde bu seçimleri takip edecektir. Siyaset demokratikleştikçe, seçme-seçilme, millet iradesi bu alanlarda güçlendikçe ülkenin demokratikleşmesi de hız kazanmış olacaktır. Biz bu yönüyle Türkiye’deki tüm siyasal partilere örnek bir çalışma içerisindeyiz. Elbette iktidara geldiğinizde Siyasi Partiler Kanunu’nda da buna ilişkin değişiklikleri gerçekleştireceğiz.”

“CİNSEL YÖNELİMİN SUÇ SAYILDIĞI BİR SÜRECE DOĞRU GİDİYORUZ”

Emre, “Ailem Güvende” adıyla yürütülen operasyonlara ilişkin şunları söyledi:

“Gözaltına alınıp tutuklananlarla ilgili bazı ifadeler önümüze geliyor. Benim elimde o operasyon kapsamında tutuklanan bir akademisyenin gerek emniyet, gerek savcılık ifadesi, gerekse tutuklama ifadesi var. Suçlamalarla sorulan sorular arasında uçurum var. İnsanların hayat biçimine yönelik bir müdahale olduğu, cinsel yönelimin suç sayıldığı bir sürece doğru gidiliyor. Suçlamalar örgüt kurmak, fuhuş, fuhuşa aracılık, uyuşturucu madde kullanmak, kabul etmek… Bunlarla ilgili somut suçlamaları varsa telefon tapesini, tanıkları, raporları görmeniz lazım. İnsanlrı en son 11 yıl önce bulunduğu bir dernekten üyelik sebebiyle böyle gözaltına alınıp tutuklamanız olacak iş değildir.

“KEŞKE AİLE GERÇEKTEN GÜVENDE OLSA DA BU KADAR KADIN CİNAYETİ YAŞNMASA”

Yargı operasyonları hiçbir şekilde, hiçbir kişinin ya da partinin yerlerde olan itibarını düzeltmek için kullanılacak bir araç değildir. Keşke aileler güvende olsa. Keşke bu çeyrek yüzyıllık AKP iktidarı döneminde bu kadar kadın cinayeti yaşanmasa. Keşke bu kadar aile içi şiddet olmasa. Keşke o ailedeki çocuklar bu kadar zulüm yaşamasa, açlık yaşamasa, bundan kaynaklı sağlık problemleri yaşamasa. Keşke gerçekten ailemiz güvende olsa ve son bir yıl içerisinde 18 yaş altı suça karışan, sürüklenen ya da mağdur 500 binin üzerinde çocuk adli makamlara getirilmiş olmasa. Keşke gerçekten aileler güvende olsa. Keşke İstanbul Sözleşmesi gibi sözleşmelerden çıkılmadığı gibi, tüm bu bahsettiğim mağduriyetlerin önlenmesi ve yaşanmaması yönünde etkin tedbirler alınabilse. Keşke okul önlerine kadar uyuşturucu satışı yapılamasa ve keşke gerçekten ailemiz güvende olsa. Ama bunların bir propaganda aracı haline getirilip sadece algı operasyonlarında kullanıldığını görüyoruz. Takip etmeye devam edeceğiz. Bu konuda kimin nerede, nasıl, hangi görüşten, hangi düşünceden olursa olsun mağduriyetini gördüğümüz anda da bunu dillendirmekten geri durmayacağız.”

“BİZİM BUTLANLA İŞBİRLİĞİMİZ OLMAZ”

Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplrının sorularını yanıtladı. Emre, CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın Adalar Belediye Başkan Vekilliği seçimine YENİ Parti ile ypılan işbirliği doğrultusunda katılmadıkları yönündeki açıklamalarını şöyle değerlendirdi:

“Bizim butlanla hiçbir işimiz olmaz. Ne işbirliği, ne bir şey… Ama görülüyor ki saray kararıyla o koltuğa oturanlar, bir meşruiyet bulamamanın verdiği endişeyle kendilerine yaslanacak bir yer arıyorlar. Bizim butlancılarla işimiz olmaz. Seçilmemiş hiçbir iradeyle işimiz olmaz. Hiçbir yerde işbirliğimiz yoktur. Olmaz da.”

ÖZGÜR ÖZEL’İN BAKAN GÜRLEK İLE İLGİLİ AÇIKLAMARININ CHP’NİN SİTESİNDEN KALDIRILMASI

Emre, Genel Başkan Özgür Özel’in 18 Mart’ta, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in malvarlığına ilişkin yaptığı açıklamanın CHP’nin sitesinden kaldırılmasına ilişkin olarak şunları söyledi:

“Sayın Özgür Özel’in orada CHP’de genel başkanıyken yapmış olduğu açıklamalar duruyor. Benim yapmış olduğum basın açıklamaları duruyor. Özetleri duruyor. Her şey duruyor. Bir orası yok. Sayın Gürlek ile ilgili Genel Başkanımızın basın toplantısında açıkladığı bölüm çıkartılmış. Aslında bunun gibi durumlar sarayla butlan iş birliği, yani Cumhur İttifakı’na eklemlenme düşüncesinin ispatı. O teşekkür mahiyetinde verilen bir iş. O kadar çok tepki görülen bir yapı ki artık bir şeyden de çekinmiyorlar. Bizim ülkemizdeki siyaseti sıradanlaştıracak, seçimleri formalite haline düşürecek bu çalışmaların yapıldığı vatandaşımız bunu biliyor. Biz vatandaşla kucaklaştığımız her yerde görüyoruz. Gerçek anlamda iktidara talip olan bir parti olduğumuzu, samimiyetimizi canı gönülden biliyorlar. Bunun dışında diğer alınan kararlar mevcut iktidarın iktidarını uzatmak amacıyla yapılan operasyonlar. Her geçen gün bir şekilde deşifre olmaya devam ediyorlar.”

İSİM İÇİN İLTİBAS BAŞVURUSUNDA SON DURUM

Emre, YENİ Parti’nin isminde iltibas olduğu yönündeki başvuruya yönelik son durumun sorulması üzerine şunları söyledi:

“O konuda bize gelen bir şey yok. Siyasi partilerin kuruluş aşamalarında bunlar olmuştur. Ama bu itirazlar karşısında bu iki ismin karıştırıldığı yönünde kararlar çok istisnadır. Sandıkta gördüğü zaman iki amblemi, kimse bunu karıştırmaz. Burası açık. Kurucular Kurulumuz bu konuda yetkili henüz kurultay toplanmadığı için. Kurucular Kurulu’nda da şu ana kadar aksi yönde bir değerlendirme ya da temas olmadı, istek olmadı. Yenilik Partisi başvurusunu geri çekebilir. AYM başvuru konusunda hızlıca ‘İltibas yoktur’ şeklinde karar verebilir. İltibas olduğuna yönelik bir düşünce oluşursa zaten biz bunu hızlıca düzenleyebiliriz. Seçime girme yeterliliğiyle ilişkili tartışılmasını hiç doğru bulmuyoruz. Partinin tüzel kişiliği, kurumsallığı, kuruluşu, örgütlenme aşaması, kendi içinde yaptığı seçimlerde hiçbir problem yok. 14-15 Kasım’da da kurultayımızı gerçekleştireceğiz zaten.”

“ATILAN İMZAYA, YEMİNE SADIK KALINMALI”

Emre, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın, “Özel’in güncel siyasete polemiklerinden uzak bir şekilde katkı sunmasını bekliyoruz” açıklamasını şöyle değerlendirdi:

“TBMM’de çok geniş katılımlı bir komisyon kuruldu. Bir ittifakla bir rapor hazırladı, herkes altına imza attı. O raporun yedinci sayfasında AİHM kararlarının bağlayıcıyı ve uymasının zorunlu olduğu, AYM kararlarının bağlayıcılığı, Anayasa’nın açık hükümlerinin uyulmasının zaruriliği. Zaman zaman bu konuda mağduriyeti olanların örneklendirmek adında ismini de verebilirsiniz ama burada esas olan AİHM kararlarının  uygulanmamasıdır. Siz kayyımları kaldırmadığınız, bunları düzeltmediğiniz sürece atacağınız adımlar hafif kalır. Vatandaş nezdinde inandırıcılığı olmaz. Bize göre siyasetçinin en başta yapması gereken şey yeminine sadık kalmasıdır. Bizim siyaset yapma açımızdan hukuk devleti, eşitlik, demokrasi olmazsa olmaz değerler. Dolayısıyla buradaki açık aykırılıklar karşısında kim olursa olsun muhatabınız bunları dile getirmeniz gerekir.”

“HEDEFİMİZ CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZIN 60+1 ALMASI”

Emre, “YENİ Parti bir ittifak içerisinde yer alır mı” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Bu mevcut Anayasal düzeni biz istemedik. Bu anayasa değişikliği gerçekleşirse bugünlere ilişkin analizlerimiz maalesef tuttu. Ama bu Anayasal sistem, siyasi partileri ittifaklara zorluyor. İttifak siyasetinde zorluyor. Çünkü 50 + 1’i arıyorsunuz. Dolayısıyla ittifaklara kapalı değiliz. Ancak seçim takvimine girilmeden herhangi bir partiyle ittifak görüşmesi içerisinde bulunmayız. YENİ Parti olarak hedefimiz çok açık. Kendi oyumuzu 50 + 1’e  çıkarmak için çalışacağız. Çıkartacağımız cumhurbaşkanı adayımızın da 60 + 1 alabilmesi için çabalayacağız. Bu kapsamda biz bunu kendimiz sağlarız, ittifaklar süreç içinde gelişir gelişmez onu zamanı gelirse değerlendiririz.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyeleri Bakan Yardımcısı Can Tuncay ile görüşüp, adalet nöbetini bitirdi
Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyeleri Bakan Yardımcısı Can Tuncay ile görüşüp, adalet nöbetini bitirdi
Mustafa Sarıgül’den Erzincan Makine Fabrikası çağrısı: Fabrikamızı çalıştıralım, üretime katkısı olsun
Mustafa Sarıgül’den Erzincan Makine Fabrikası çağrısı: Fabrikamızı çalıştıralım, üretime katkısı olsun
Fon soruşturmasında iki kişi gözaltına alındı
Fon soruşturmasında iki kişi gözaltına alındı
İdris Şahin, Polatlı’daki öğrenci taşıma sorununu Meclis gündemine taşıdı: Öğrenci taşıma hizmetleri neden eğitim-öğretim yılı başlamadan önce tamamlanmadı?
İdris Şahin, Polatlı’daki öğrenci taşıma sorununu Meclis gündemine taşıdı: Öğrenci taşıma hizmetleri neden eğitim-öğretim yılı başlamadan önce tamamlanmadı?
Ümit Özlale’den yatırım fonları ve sermaye piyasalarına ilişkin 25 soruluk önerge
Ümit Özlale’den yatırım fonları ve sermaye piyasalarına ilişkin 25 soruluk önerge
Koop-İş’ten SYDV çalışanları için açıklama: Maliyet değil, sosyal devletin sahadaki gücüdür
Koop-İş’ten SYDV çalışanları için açıklama: Maliyet değil, sosyal devletin sahadaki gücüdür
Malatya İz, Haberin İzinde, Malatya'nın Nabzında
Malatya İz

Malatya İz, şehrin gündemini yakından takip eden, güncel ve güvenilir haberleri okuyucularına ulaştıran bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden önemli duyurulara, sosyal yaşamdan ekonomik gelişmelere kadar Malatya’ya dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak “Haberin İzinde, Malatya’nın Nabzında” olmayı amaçlar.

2026 Malatya İz © Tüm hakları saklıdır. Malatya İz