Son Dakika Gelişmeleri
--:--:--

CHP Grup Toplantısı… Özel: Bu mesele Kemal Bey ile aramda değildir, bu mesele serada çalışan teyze ile Tayyip Erdoğan’ın arasındadır

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, hafta sonu Burdur’da ziyaret ettikleri domates serasında işçi kadınlarla olan sohbetini anımsatarak, “Vergiyi az vermesi ya da hiç vermemesi gerekenlerin yüzde 89, esas vergi vermesi gerekenlerin yüzde 11 vergi verdiği bir düzende yaşıyoruz ve bu düzen sürsün diye çabalıyorlar. Bu düzene çomak sokan, itiraz eden, ‘Tepetaklak yapacağız’ diyen CHP’ye de operasyon yapıyorlar. Namusuma, şerefime söylüyorum, bu mesele Kemal Bey ile aramda değildir, butlancılarla seçilmişler arasında değildir. Bu mesele seradaki teyze ile Tayyip Erdoğan’ın arasındadır” dedi. 

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
CHP Grup Toplantısı… Özel: Bu mesele Kemal Bey ile aramda değildir, bu mesele serada çalışan teyze ile Tayyip Erdoğan’ın arasındadır

(TBMM) – CHP Grup Başkanı Özgür Özel, hafta sonu Burdur’da ziyaret ettikleri domates serasında işçi kadınlarla olan sohbetini anımsatarak, “Vergiyi az vermesi ya da hiç vermemesi gerekenlerin yüzde 89, esas vergi vermesi gerekenlerin yüzde 11 vergi verdiği bir düzende yaşıyoruz ve bu düzen sürsün diye çabalıyorlar. Bu düzene çomak sokan, itiraz eden, ‘Tepetaklak yapacağız’ diyen CHP’ye de operasyon yapıyorlar. Namusuma, şerefime söylüyorum, bu mesele Kemal Bey ile aramda değildir, butlancılarla seçilmişler arasında değildir. Bu mesele seradaki teyze ile Tayyip Erdoğan’ın arasındadır” dedi. 

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında “Millet ağır bir ekonomik krizin girdabında sürükleniyor. Borcu borçla kapatmaya çabalıyor, kapatamıyor. İşçi ay sonunu getiremiyor, emekli geçinemiyor, üretici kazanamıyor. Tüketici pazarda filesini dolduramıyor, pazarcı o sattığıyla evini geçindiremiyor. Millet, AK Parti’nin kötü yönetiminin sonucunda oluşan bir kara düzenin içine sıkışmış durumda. Millet bizden aslında kaldığımız yerden devam etmemizi istiyor” dedi. 

CHP grubunun 81 ilde yürüteceği çalışmaları ve eylül ayında yapılması planlanan seçim çalışmalarını anlatan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak, ilan edilmiş, hazırlanmış programlarla mayıs ayında, haziran ayında, temmuz, ağustos ortak tek bir programla, eylül ve ekim ayında iktidar programımızı, vaatlerimizi, çok iyi bildiğimiz sorunları nasıl çözeceğimizi anlatmak üzere masa masa, öbek öbek, grup grup, şehir şehir… Denizli’den, Gaziantep’ten, Bursa’dan, Kocaeli’nden başlayarak 81 ilde nasıl yöneteceğimizi, bu ülkeyi nasıl düze çıkaracağımızı, emeklinin yüzünü nasıl güldüreceğimizi, hem emekçinin hakkını nasıl koruyup hem çalıştığı KOBİ’yi nasıl ayakta tutacağımızı, nasıl yeni bir kalkınmayı, mor kalkınmayı, yeşil kalkınmayı, adil kalkınmayı, adil bölüşmeyi konuşurken, iktidar yolculuğunu, tarihin en büyük seçim maratonunu başlatmışız derken… Son 60 gün sorulan, ‘Sandık görevlileri var mı? İyi yazdınız mı? Sandıkları tutabilecek miyiz?’ sorusuna, iki buçuk yıl önceden 186 bin sandık görevlisini yazmışken… Yazmak yetmez, tek tek telefonla iki kez aramışken… Aramak yetmez, ‘Benim Sandığım’ uygulamasını telefonuna yükletmişken… ‘Onları seçime kadar en az 6 kez oy kullanacağın sandığı gezeceksin, onlar seni bilecek, sen onları tanıyacaksın’ demişken… Bu sene eylülde, mademki bu yıl seçim yok, varmış gibi seçim tatbikatını hazırlamış, sabahın 6’sında bütün sandık görevlilerini o gün yapılacak seçime bugünden okulun önüne gönderip kalkanı kalkmayanı, uyananı uyanmayanı, sandığı tutup tutmayanı şimdiden görüp tatbikatta fira vereni o gün seçim sandığına yollamayacağız diye karar vermişken bu yapılır mı bu partiye ya? Ne partiye yapılır ne parti hak eder ne millet hak eder bunu.

“TAYYİP ERDOĞAN’A ARA ZAM TELPLERİNİ KİM DİLE GETİRECEK?”

Onun için hep beraber kararlılıkla, durmadan millete ve sokağa gitmeye ve bu ülkeyi nasıl yöneteceğimizi anlatma mecburiyetimiz var. Asla ve asla bundan bir adım geri durmamalıyız. Zira biz olmazsak, bakın yılın ortasına geldik, geçtiğimiz haftalarda yüksek tansiyonlu kürsü tartışmaları, sonra bir hafta Meclise seyirci yasağı bilmem ne falan derken buralara geldik. Biz olmazsak kim konuşacak? 5 aylık enflasyonun yüzde 16.6 çıktığını, Avrupa’da birinci, dünyada en yüksek beşinci enflasyonun halen Türkiye’de olduğunu, Avrupa’daki, dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazlasının bizde bir ayda yaşandığını kim söyleyecek?

28 bin lira olarak verilen asgari ücretin, verildiği günkü haliyle 23 bin 400 liraya gerilediğini, açlık sınırının 35 bin liraya çıktığını, yoksulluk sınırının 114 bin 500 lira olduğunu, büyükşehirlerde ortalama ev kirasının 26 bin liraya çıktığını ve bu şartlarda halen daha işçiye 28 bin lira asgari ücret verildiğini ve şimdi yılın ortasına gelindiğini kim söyleyecek? Tayyip Erdoğan’a kim söyleyecek? ‘Sen son seçildiğin seçimden bir ay önce, ‘Asgari ücret eğer enflasyon tek hanenin üstündeyse, yani yüzde 10 ve üzerindeyse yılda dört ayarlama yapılabilir, martta, temmuzda, kasımda enflasyon ayarlaması yapılabilir’ deyip milletten oy isteyip şimdi seçildiğinden beri yılda bir kez sadece asgari ücretin ayarlandığını, şu anda asgari ücretin 5 bin lira kaybettiğini’ kim söyleyip ara zam taleplerini kim dile getirecek?

ÖZEL’DEN ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM ÇAĞRISI

Bugün bu ülkenin zengininin payına vergi muafiyetleri, yüksek faiz gelirleri, alım garantileri düşerken işçinin payına sefalet düşmektedir. Seçimden önce defalarca verilen sözler unutulmuş, millet, işçiler, emekçiler büyük bir krizle karşı karşıya bırakılmış. Brüt asgari ücret Almanya’da 2 bin 300 euro iken Türkiye’de 654 eurodur. Komşu Yunanistan’da 1681 euro iken bizde o maaşın küsuratı kadardır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde asgari ücret 52 bin 700 lirayken Türkiye’de 28 bin liradır. İşçinin insanca yaşayabilmesi için, evlatlarına bakabilmesi için, karnını doyurması, kirasını ödeyebilmesi için ara zam şarttır. İşçinin insanca yaşayabilmesi için, evlatlarına bakabilmesi için, karnını doyurması, kirasını ödeyebilmesi için ara zam şarttır.

Önerimiz, altı aylık enflasyon nedeniyle ortaya çıkan ücret kaybının telafisine yıllık enflasyonun eklenmesi ve yüzde 2,5’luk refah payının verilmesidir. Geçtiğimiz istikrarla 39 bin lira diye önerdiğimiz rakama, bu rakamlar uygulandığında, CHP iktidarda olsaydı elbette çok daha iyi bir noktaya yürüyecektik. Ama 39 bin lira önerdiği asgari ücretin bugün 45 bin 800 liraya yükseltilmesini sağlayacaktı. Biz asgari ücret artışını önerirken, küçük esnafı, KOBİ’yi, tekstili, deri sanayini bu asgari ücret artışıyla zor durumda bırakmamak için onlara sosyal güvenlik destek primi uygulamasıyla asgari ücretin verene 28 bin lira, alana 39 bin 500 lira olacak şekilde teşvik paketini de açıklamış, kaynağını tüm sosyal güvenlik sistemi içinden artacak prim ödemeleriyle nasıl karşılanacağını kalem kalem anlatmıştık.

Şimdi buradan bir kez daha asgari ücrete bir ara zam yapılmasını, hiç değilse kendi verdikleri asgari ücrete, hiç değilse ortaya çıkan enflasyonu ve refah payını ilave ederek bir ayarlama yapılması için bir kez daha bu çatı altında sadece iktidara değil, tüm siyasi partilerin milletvekillerine, görev yapan tüm milletvekillerine sahadaki asgari ücrete ara zam talebini bir kez daha hatırlatıyor ve grubumuza emanet ediyorum.

“SERADA ÇALIŞAN 65 YAŞINDAKİ TEYZE UMUDU OLDUĞUMUZU HATIRLATMAK ZORUNDAYIZ”

AK Parti’nin kara düzeninde kimsenin huzuru kalmadı. Emeklilik artık huzurun değil, hayatta kalma mücadelesinin adı oldu. Çavdır’da domates serasına gittim, kadın işçilerle çay içiyoruz. Bir teyze 65 yaşında olduğunu, kendi bahçesinin olduğunu, sabah 4’te kalktığını, 6’da seraya geldiğini, bir saat yol geldiğini, üstüne serada 8 saat çalışıp sonra gidip kendi bahçesinde çalıştığını ve gündelik 960 lira para aldığını söyledi. Bu aldığı 960 lira parayı, Antalya’da torunlarını okutmakta zorlanan, kira ödemekte zorlanan kızına yolladığını, ‘Eskiden çocuklar anasına babasına bakıyordu, şimdi geçinemeyen çocuklar için analar babalar emeklilikte günde iki sefer çalışıyorlar’ diye anlattılar. Biz başka şeylerle meşgul edilmek yerine, bizim serada çalışan 65 yaşındaki teyzenin içinde bulunduğu zorlukları çözmek üzere gayret göstermemiz, bunu çözmeyenleri gönderip o teyzenin umudu, hem kendinin hem kızının hem torununun umudu olduğumuzu, bizden başka bir umudun olmadığını hatırlamak durumundayız.

“4 BİN LİRAYA ZAM YAPMAMAYI GÖZE ALDILAR”

Meydanlarda da üç büyük emekli örgütü bir araya geldi, maaşların insanca bir seviyeye çekilmesi için talepte bulundular. İnsan söylemeye utanıyor, örgütleri çıkmış, hepimizin vefa göstermesi gereken, elleri nasırlaşmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş o emeklilerin temsilcileri hak aramak için çıkmış, ‘insanca ücret’ diyorlar. Bu cümlenin içindeki ayıbı, bu cümlenin içindeki utancı hiçbirimizin yüreği kaldırmıyor. 5 ayda, 20 bin liralık en düşük emekli maaşı, ki eskiden en düşük emekli maaşı bu seviyedeyse ortalama emekli maaşı bunun bir buçuk katından fazla olurdu, oran böyleydi, şimdi en düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı 23 bin lira. Bütün emeklileri dibe doğru yaslıyorlar, her seferinde biraz daha, biraz daha, biraz daha… Ortalaması 23 bin lira emeklilerin aldığı maaşların. 8 yıldır ilk kez bayram ikramiyelerinde zam yapmadılar ve AKP geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alırken şimdi iki çeyrek altın düzeyinde. İlk verilen bayram ikramiyesi bir kurbanlık koç satın alırken şimdi o koçun bir butunu satın alamaz durumda ve verdikleri 4 bin liraya zam yapmamayı iki bayram öncesinde de göze aldılar.

“5 EMEKLİ BİR OLUP YOKSULLUKTAN KURTULAMIYOR”

Öyle bir noktadayız ki hani kurbanlık falan deyince eskiden 7 kişi bir olup danaya falan giriyorlardı, şimdi beş emekli bir olup yoksulluktan kurtulamıyor. Memlekette beş emekli maaşlarını birleştiriyor, yoksulluktan kurtulamıyor. Ancak altı emekli gelirse bir ara yoksulluk sınırının üzerine çıkabiliyor. Eskinin orta direği kalmadı, orta direk artık yoksul. Eskinin yoksulları artık deyim yerindeyse sürünüyorlar, ‘derin yoksulluk’ deniyor onların durumuna. 114 bin lira yoksulluk sınırı var. Bütün milleti, yani sokakta gördüğün 100 kişiden 95’ini yoksullaştırdılar. 114 bin 500 lira gelirin yoksa yoksulsun bu memlekette.

Maaşların düşüklüğü yetmezmiş gibi, devlet memurları, beyaz yakalılar, mühendisler, kıdemli mavi yakalılar… 70 bin lira maaş alabilen birisi, ki 28.000 liradan bakınca büyük maaş ama yoksulluk sınırının yüzde 40 altında, yoksulluk sınırının yüzde 60’ını alıyor, kendisine verilen bu maaşın üç tanesi gelir vergisi olarak geri alınıyor. Yani eskiden, ‘Ya maaşım düşük ama yılda dört sefer ikramiye var, 16 maaş alacağım’ derdi insanlar. Şimdi böyle bir şey kalmadığı gibi maaş düşük, ama üç tanesini de AK Parti’nin kara düzeni vergi olarak geri alıyor. 70 bin lira maaş alandan 210 bin lira vergi kesiliyor. Böyle bir düzenle karşı karşıyayız. Memlekette vergi düzeni yok, vergi soygunu var.

“BU DÜZENE ÇOMAK SOKAN VE İTİRAZ EDEN CHP’YE OPERASYON YAPIYORLAR”

100 lira vergi topluyor, bunun 64 lirasını zengin fakir ayırmayan dolaylı vergilerle topluyor. Yani elektrik, su, telefon, benzin, çocuk ayakkabısı, ceket, süt… Zengin de alsa aynı vergiyi veriyor, fakir de alsa. Bu vergiler yüzde 64. Bunun üstüne yüzde 25 gelir vergisi, yani maaşlardan kesilen ya da bankadaki paraya ödenen faizden kesilen gelir vergisi, eklenince yüzde 89 ediyor. Kalan yüzde 11 ise kurumlar vergisi. O koca koca firmaların, ihracatların, gelirlerin… Orada da kazanamayana bir şey demiyoruz ama kazanan, kar edenin vereceği vergi diye bir yıl önceden planlıyor, bir yıl önceden bütçeye koyuyor, yüzde 11. Vergiyi az vermesi ya da hiç vermemesi gerekenlerin yüzde 89, esas vergi vermesi gerekenlerin yüzde 11 vergi verdiği bir düzende yaşıyoruz ve bu düzen sürsün diye çabalıyorlar. Bu düzeni değiştiren, bu düzene çomak sokan, itiraz eden, ‘Tepetaklak yapacağız’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi’ne de operasyon yapıyorlar. Namusuma, şerefime söylüyorum, bu mesele Kemal Bey ile aramda değildir, butlancılarla seçilmişler arasında değildir. Bu mesele seradaki teyze ile Tayyip Erdoğan’ın arasındadır.

“YENİ STEMİZİN ADI, AKPDEN.ET”

En önemlisi, hani bunlar diyorlardı ya ‘Bayramdan önce vurur, bayramda durulur’ diye, bayramdan sonra butlan yönetimi yola koyulur. Ne oldu? Hep birlikte kararlılığımızı gösterdik, mücadelemizi sürdürüyoruz. Burada esas bizim meselemiz seçilmeden orada bulunanlarla değil, onları oraya yetkilendirip kendilerince usulsüzce, hukuksuzca bu mücadeleyi kesmeye çalışanlar ve bu mücadeleyi durdurmaya çalışanları esas durduracak olan bizim kararlılığımız, fikri takibimiz ve bu yöntemle bizden kurtulamayacaklarını, aksine çok daha kararlı, azimli ve güçlü olacağımızı görmeleridir.

Onun için AKP’ye şu kadarını söyleyeyim, dedim ki: ‘Ne olursa olsun her hafta açıklayacağım. Gençlere, bu millete AKP’nin maliyetini açıklayacağım’. akpden.com diye bir site kurduk, sutlancıları el koydular. Sonra ikincisini kurduk, o da sutlancıların orada kaldı. Yeni sitemizin adı: akpden.net. Net söylüyorum, net: akpden.net. Bunlar bizi hiç tanımamış. Sanıyorlar ki durdurabilirler, sanıyorlar ki yıldırabilirler. Biz, bu millet arkamızda oldukça, bu partinin ruhu damarlarımızda oldukça bu mücadelede oldukça durmayacağız.”

(SÜRECEK)

Yorum Yap

Benzer Haberler
İBB Davası’nda 55’nci gün… Ekrem İmamoğlu: “Bu kadar detaylı insan kaynakları süreçlerinden geçen, bu kadar denetim mekanizmasıyla çalışan bir yapı suç örgütü olabilir mi?”
İBB Davası’nda 55’nci gün… Ekrem İmamoğlu: “Bu kadar detaylı insan kaynakları süreçlerinden geçen, bu kadar denetim mekanizmasıyla çalışan bir yapı suç örgütü olabilir mi?”
İBB Davası’nda 55’nci gün… Doğan Hamit Doğruer’den vekili Erhan Karaal ‘ın kaçırılmasına tepki: “Eşim ve çocuğum korku içinde, bir arkadaşlarının evinde kalıyor”
İBB Davası’nda 55’nci gün… Doğan Hamit Doğruer’den vekili Erhan Karaal ‘ın kaçırılmasına tepki: “Eşim ve çocuğum korku içinde, bir arkadaşlarının evinde kalıyor”
CHP grup toplantısı… Özgür Özel: “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız. Ama eninde sonunda iktidara kavuşacağız”
CHP grup toplantısı… Özgür Özel: “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız. Ama eninde sonunda iktidara kavuşacağız”
Dışişleri Bakanı Fidan, Milli Güvenlik Konferansları kapsamında MGK Genel Sekreterliği’ni ziyaret etti
Dışişleri Bakanı Fidan, Milli Güvenlik Konferansları kapsamında MGK Genel Sekreterliği’ni ziyaret etti
Ümit Özdağ, Erzurum Barosu Başkanı Öner ile bir araya geldi
Ümit Özdağ, Erzurum Barosu Başkanı Öner ile bir araya geldi
CHP Grup Toplantısı… Özgür Özel: “Emekliye ve emekçiye ‘geçim garantisi’ için önce ‘seçim garantisi’ni getireceğiz”
CHP Grup Toplantısı… Özgür Özel: “Emekliye ve emekçiye ‘geçim garantisi’ için önce ‘seçim garantisi’ni getireceğiz”
Malatya İz, Haberin İzinde, Malatya'nın Nabzında
Malatya İz

Malatya İz, şehrin gündemini yakından takip eden, güncel ve güvenilir haberleri okuyucularına ulaştıran bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden önemli duyurulara, sosyal yaşamdan ekonomik gelişmelere kadar Malatya’ya dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak “Haberin İzinde, Malatya’nın Nabzında” olmayı amaçlar.

2026 Malatya İz © Tüm hakları saklıdır. Malatya İz